Anasayfa / Genel / Cumartesi Anneleri Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu..!
cumartesi-anneleri-647-1

Cumartesi Anneleri Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu..!

Cumartesi Anneleri eylemlerinin 647. haftasında, 20 Ağustos 1992’de Şırnak’ta gözaltına alınarak kaybedilen Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu, faillerin cezalandırılmasını istedi.
Saat 12.00’de Galatasaray Meydanı’nda başlayan oturma eyleminde ilk sözü Cumartesi Anneleri’nden Hanife Yıldız aldı. Beyoğlu Savcılığı’nın konuşması nedeniyle hakkında açtığı soruşturmayı teşhir eden Yıldız, savcının, oğlu Murat Yıldız’ın kaybedilişini “sözde” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. Bunca yıldır kayıp yakınlarının taleplerine kulak tıkayan savcılığın kendi haklarında soruşturma açmasını kınadı. Ancak baskılara rağmen susmayacağını, adalet aramaya devam edeceğini vurguladı.
Mehmet Ertak’ın oğlu Servet Ertak da Yıldız’a açılan soruşturmayı teşhir ederek sözlerine başladı. Kendisinin de çeyrek asırdır babası için adalet aradığını ancak sözün bittiği yerde olduklarını ifade etti. Bu nedenle haklı olarak öfkelerinin ve tepkilerinin arttığını söyledi. ’90’lı yıllardaki yargısız infazlara değinerek kendilerinin ve diğer ailelerin bir mezarı olsun istediklerini, ancak bunun bile kendilerine çok görüldüğünü ifade ederek “Failler cezalandırılsın, adalet yerini bulsun” talebiyle konuşmasını sonlandırdı.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına bu haftaki basın açıklamasını ise Yeter İşler okudu.
Açıklamada “Her cumartesi Galatasaray’a hakikat, yüzleşme ve adalet diyerek çıkıyoruz. Biliyoruz ki devlet hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, bizim taleplerimizi önceliği yapmadığı sürece hakikat ve adalet talebimiz karşılıksız kalmaya devam edecek. Bu yüzden her Cumartesi Galatasaray’dan devleti yönetenlere ve yargı mensuplarına hukukun üstünlüğü ilkesinin gereğini yerine getirmeleri çağrımızı tekrarlıyoruz” denilerek 25 yıl önce gözaltına alınarak kaybedilen Mehmet Ertak davasının ısrarcısı olunduğu belirtildi.
Tanıklara rağmen gözaltı inkar edildi
Açıklamada, Şırnak’a bağlı Rezuk Mezrası’nda yaşayan 32 yaşındaki 4 çocuk babası Mehmet Ertak’ın bölgedeki bir kömür ocağında işçi olarak çalıştığı ve kardeşi dağa gittiği için tüm ailenin yoğun baskı ve tehdit altında olduğu bilgisi paylaşıldı. Ertak’ın kaybedilmeden önce de iki defa gözaltına alınarak ağır işkence gördüğü belirtildi.
20 Ağustos 1992 tarihinde ise aynı yerde çalıştıkları 3 akrabası ile birlikte işten eve dönmek üzere yola çıkan Ertan’ın bindiği aracın kontrol noktasında resmi giyimli polislerce durdurulduğu ve kimlik kontrolü sonrasında Mehmet Ertak’ın gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü ifade edildi. 3 kişinin Ertak’ın gözaltına alındığına, 6 kişinin de gözaltında işkence gördüğüne tanıklık etmesine rağmen Ertak’ın gözaltına alındığı inkar edildi.
“Öldürüp gömdük”
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Şırnak Emniyet Müdürlüğü emrinde ‘sorgu elemanı’ olarak çalışan JİTEM personeli Murat İpek, 1997 yılında yaptığı itiraflarında; ‘Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ve Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürüp gömdük’ dedi. Yaptıkları tüm infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini söyledi. İç hukukta sonuç alınamayan dosyayı Avukat Tahir Elçi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Mehmet Ertak’ın gözaltında ölümünden ve bedeninin kaybedilmesinden Hükümetin sorumlu olduğu ve buna Devlet yetkililerinin neden olduğu sonucuna vararak Türkiye’yi oy birliği ile mahkûm etti.”
Ertak’ın kaybedilmesinden dönemin Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş, Terörle Mücadele Şube Müdürü Mehmet Kaplan, Şırnak Tugay Komutanı Mete Sayar, OHAL Valisi Ünal Erkan’ın ve 49. SHP-DYP hükümetinin sorumlu olduğu belirtildi. Açıklamada son olarak “Mehmet Ertak’ın akıbetini 25 yıldır karanlıkta bırakanlardan ve onu kaybedenlerden davacı olmaya devam edeceğiz. Bu davanın avukatı Tahir Elçi de Mehmet Ertak gibi katledildi ve 91 haftadır dosyasında hiçbir ilerleme kaydedilmedi. Mehmet Ertak ve Tahir Elçi için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” denildi.

HALKIN BİRLİĞİ

suriyeli-imam-hatibe

‘Suriyeli öğrencileri imam hatiplere yönlendirin’..!

Türkiye’de sayıları 4 milyona yaklaşan Suriyeli sığınmacılara bu yıl verilecek eğitim ve öğretimin esasları gözden …