Burjuvazi yıllardan bu yana işçi ve emekçileri yaşadıkları yaşamı kadere bağlamışlar ve bunun örgütlü bilinçli bir savaşımla değişmesinin olanaksız olduğunu propaganda ede gelmişlerdir. İnsanların, kendi yazgılarını değiştirmekten aciz, sadece önceden yazılmış kaderlerini yaşamak zorunda olan varlıklar oldukları yönündeki idealizmle bezenmiş burjuva ve feodal görüş, özellikle emekçi ve yoksul kitleler üzerindeki olumsuz etkisini sürdürüyor. Haliyle bu burjuva feodal bakış açısı, insanların, …
Read More »Özgür Kürsü
DEVRİMCİ HAREKETİN EN ÇOK İHTİYAÇ DUYDUĞU ÖNDERLİK VE YÖNETME SANATI..!
Yönetim sanatı, eldeki, malzeme ve insan gücünün en iyi şekilde kullanılması demektir. Yönetim, kişinin kendini yönetmesinden, aileden devlete, en küçük işletmelerden en büyük örgütlere kadar gerekli olan idarecilik sanatıdır. Yönetim prensipleri de, başarılı bir yönetimin olmazsa olmazlarıdır ki, planlamadan örgütlenmeye, koordinasyondan pratiğe, denetleme ve değerlendirmeye kadar uzanır. Yöneticinin vasıfları, ideal yönetici vasıflarına ne kadar yakınsa başarı oranı da o kadar …
Read More »ABD Emperyalizmi ve T.C. Devletiyle Uzlaşan Öcalan Çizgisi Rojava Kürtlerinin Statü Kazanımını Bilinmez Bahara Bıraktı Kısacası Yok Etti.!
Hatırlanacağı üzere Kürt hareketinin temsilcileri yada sözcüleri sıklıkla Kürtlere yönelik büyük katliam ve tuzak kuruldu ama bu büyük katliam ve tuzakları Öcalan’ın her seferinde geri çekilerek ve uzlaşmacı hatta temel haklardan vazgeçerek engelledi” propagandası sürekli olarak körüklendi. Daha öncesinde Seranaki ve Efrinde son savaşçımız ve son mermisi kalana kadar işgalci sömürgecilere karşı direneceğiz açıklamasını yapan PKK, ABD ve Rusya’nın TC …
Read More »“YENİ” FALAN DEĞİL, BİLDİĞİMİZ EMPERYALİZM..!
“Kötü kazanabilir,ama üstün gelemez!”[1]Venezüella’da Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik korsanlığın kanıtladığı; Elon Musk’ın da, “Kime istersek darbe yaparız! Alışın!”[2] notunu düştüğü; V. İ. Lenin’in kapitalizmin en yüksek aşaması olarak tanımladığı bir emperyalist cinnet ile yüz yüzeyiz.[3]Küresel hegemon gücü tartışılan ABD, kanlı pençelerini yine çıkardı. Latin Amerika’da klasik müdahaleciliğine dönme emareleri gösteren ABD, Hint-Pasifik’ten Orta Asya’ya, Ortadoğu’dan Güneydoğu Avrupa’ya dört bir …
Read More »Hayata Dönüş Dediler 30 Devrimci tutsağı katlettiler: 19 ARALIK F TİPİ ZİNDAN KATLİAMINI UNUTMADIK UNUTMAYACAĞIZ..!
Sol köşesinde dudağının bir titreme Ve yüreğinde bir yerlerde acı hissedersen Kapa gözlerini Uzaklarda bir yerlerde Ateş etrafında halay çeken şahanları düşün Düşün ki; yüreğinin yarısı ordadır Düşün ki; yaşanan yaşanamayan ne varsa Düşün ki; düşünemedikleri, düşünemediklerimiz Boşver serin tut yüreğini Büyümenin koşulu ise sevmek Ve alabildiğince direnmek Büyüme uğruna ödediğimiz bedel Ve yüzümüzdeki ilahi tebessüm giderken ölüme Amansız olmalı …
Read More »Emekçilerin Devrimci İktidarının Nasıl Kurulur, Nasıl Yaşatılıra ” Kızıl Partizan Tanya örneği…
1942 yılının Ocak ayıydı. Moskova buz kesmişti… Öyle soğuk bir yel esiyordu ki ölüm bile üşüyordu. Moskova yakınlarında bir cenaze töreni; gömülen 18 yaşında bir genç kız. Sessiz sedasız, gencecik bedeninin üstü buzlu toprakla örtülüyordu. Mezarın başındaki tahtada şunlar yazıyordu: Zoya Kosmodemyanskaya. Peki kimdi bu Zoya Kosmodemyanskaya, niye ölmüştü? Zoya, “yaşam” demekti. 1923 doğumluydu. Rusya’da eğitimli bir ailenin kızıydı. Babası …
Read More »Cemiyet Hayatının Kapıları Kırılınca: İşçi Kulüpleri..!
Bugün ‘kulüp’ dediğimizde aklımızda canlanan manzarayı bir düşünelim? Şehrin kalburüstü takımının gittiği, üyelik gerektiren bir çeşit burjuva sosyalleşme alanlarından bahsediyoruz. Haliyle bu mekanlardaki sosyalleşme şekli de burjuva kültürüne göre şekilleniyor: Tenis kortları, şatafatlı yemekler, pahalı kıyafetlerle ucuz magazin dergilerine verilen pozlar, papyonlu uşaklar…Halk arasındaki tabirle ‘cemiyet hayatının’ yaşandığı bu kulüpler ayrıcalıklı sınıflara ait mekanlar. Ve kökleri de epey eskilere gidiyor.Fakat …
Read More »Burjuva Medyanın Hızlı Tüketim Çılgınlığı ve Devrimci tutum.!
Günümüzde “iletişim toplumu” kabulü yaşamın abecesi haline gelmiştir neredeyse. Neo-liberal ideologlar, iletişimin yaygınlığına, kitleleri etkileme gücüne, toplumları ve ulusları kaynaştıran, birbirine tanıtan, kültürleri birbirine yaklaştıran özelliğine vurgu yapmaktadırlar. Ancak gelişim, daima ilerleme anlamına gelmemektedir. Medyalar aracılığı ile kültürel yakınlaşma sağlandığı doğrudur. Ama bu yakınlaşmanın egemen düşüncenin egemen kültürün yaygınlaşmasına yol açtığı da bir başka gerçektir. Kitle iletişiminin, toplumun kültür ve …
Read More »Kaypakkaya’nın Ulusal Soruna Proletarya Enternasyonalizm Yaklaşımı : Kürtler Bir Ulus ve Kendi Kaderini Tayin Hakkı Koşulsuz Bir Haktır..!-
Kemalizm sorununda olduğu gibi, Kürt sorununda İbrahim Kaypakkaya, “Türkiye’de Milli Mesele” başlıklı çalışmasında çeşitli Kürt sorununa dair görüşlerini kapsamlı olarak ortaya koyar. Kaypakkaya yoldaşın “Türkiye’de Milli Mesele” bağlamında Kürt sorununa dair yaklaşımlarını yeniden hatırlatmakta yarar var. İ.Kaypakkaya, Şafak dergisinin tezlerini sıraladıktan sonra eleştirisine şöyle giriyor: “Şafak revizyonizmine göre milli baskı, Kürt halkına uygulanmaktadır. Türkiye’de milli baskı, hakim Türk milletinin hakim …
Read More »DEVRİMCİ SANATIN USTASI NAZIM HİKMET’İ ANLAMAK
Nazım Hikmet gibi büyük sanatçıyı işçi sınıfının kurtuluşu davasından ayrı ele almak olanaksızdır. Onu, genellikle üstün körü kabul edildiği şekilde salt bir ”büyük şair” diye tanımlamaktan daha anlamsız bir şey olamaz. Ne ki Nazımı tek yanlı bir yaklaşımla anmanın ona her bakımdan zarar verdiği de bir olgudur. Nazımı kendi koşularında koparmadan ama yanlışları, hataları ve zaaflarıyla birlikte anmak ve onun …
Read More »
Halkın Birliği Devrimci Halkın Birliği