<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-1"?>

<!DOCTYPE rss PUBLIC "-//Netscape Communications//DTD RSS 0.91//EN"
 "http://my.netscape.com/publish/formats/rss-0.91.dtd">

<rss version="0.91">

<channel>
<title>DHB</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net</link>
<description>Halk&amp;amp;#253;n Birli&amp;amp;#240;i</description>
<language>en-us</language>

<item>
<title>YENİ SAYI. 64. KASIM . 2008</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1553</link>
<description>Faşist ırk&amp;ccedil;ı Şovenizme ve Sosyal-Şovenizme Karşı&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ENTERNASYONALİZM BAYRAĞINI Y&amp;Uuml;KSELTELİM&amp;hellip;!&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Faşist karşı-devrim topyek&amp;uuml;n savaş ilan etti ve buna b&amp;uuml;t&amp;uuml;n devrimci, demokrat, ilerici ve kom&amp;uuml;nist g&amp;uuml;&amp;ccedil;lerin birleşik m&amp;uuml;cadeleyi &amp;ouml;rerek karşı koyuşu dayatıyor. Elverişli bir giriş&amp;nbsp; olarak kom&amp;uuml;nist, devrimci ve yurtsever g&amp;uuml;&amp;ccedil;lerin eylem ve g&amp;uuml;&amp;ccedil; birliğini zaman ge&amp;ccedil;irmeden acilen sağlamaları gerekiyor. Her ge&amp;ccedil;en g&amp;uuml;n g&amp;ouml;r&amp;uuml;l&amp;uuml;yor ki; faşist diktat&amp;ouml;rl&amp;uuml;k, K&amp;uuml;rt ulusal kurtuluş kavgasına ve T&amp;uuml;rk- K&amp;uuml;rt &amp;ccedil;eşitli milliyetlerden b&amp;uuml;t&amp;uuml;n halka karşı topyekun bir savaş ilan etti. Askeri, siyasi, psikolojik b&amp;uuml;t&amp;uuml;n cephelerde savaşı olabildiğince tırmandırıyor. Savaş, yalnızca T&amp;uuml;rkiye K&amp;uuml;rdistan&amp;rsquo;ında kan ve g&amp;ouml;zyaşı d&amp;ouml;k&amp;uuml;lmesiyle sınırlı kalmıyor. Batı'ya da &amp;quot;uygun&amp;quot; yol ve y&amp;ouml;ntemlere yayılıyor. Dahası, uzun zamandır T&amp;uuml;rk devleti, emperyalistlerin desteğinde alıp, G&amp;uuml;ney K&amp;uuml;rdistan &amp;Ouml;zerk H&amp;uuml;k&amp;uuml;metini de yedekleyerek Irak K&amp;uuml;rdistan&amp;rsquo;ın da ki PKK &amp;uuml;slerine saldırıya ge&amp;ccedil;ti. Aralık ayında bu yana yaklaşık bir yıldır, T&amp;uuml;rk askeri birlikleri, havada karada G&amp;uuml;ney K&amp;uuml;rdistan'ı d&amp;ouml;v&amp;uuml;yor. İ&amp;ccedil;erde bitmek bilmeyen operasyonlar bir birini izliyor. İş&amp;ccedil;i sınıfı ve emek&amp;ccedil;i milyonlar devletin ter&amp;ouml;r&amp;uuml; altında ve burjuva siyaset&amp;ccedil;ilerin elinde, T&amp;uuml;rk ırk&amp;ccedil;ı-şovenizmiyle zehirleniyor; her ge&amp;ccedil;en g&amp;uuml;n devletin ve burjuvazinin K&amp;uuml;rt d&amp;uuml;şmanlığı planına getiriliyorlar.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;br /&gt;B&amp;uuml;t&amp;uuml;n bunlar olup biterken Batı'da topyekun savaşa ve &amp;ouml;zellikle soykırımcı politikalara karşı ciddi bir muhalefet sesi, hareketi gelişmiyor. Bir kısım girişimler hem g&amp;uuml;&amp;ccedil;lendirilemiyor; hem de eylem alanına d&amp;ouml;k&amp;uuml;lemiyor. Kom&amp;uuml;nist ve devrimci &amp;ouml;rg&amp;uuml;tler, yaşanan zulm&amp;uuml; kınayan ve kriterleri uyaracak eyleme &amp;ccedil;ağrılar bildiriler, basın a&amp;ccedil;ıklamaları yapıyorlar. Ama daha k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k &amp;ccedil;aplılığı aşmayana&amp;nbsp; b&amp;uuml;y&amp;uuml;k &amp;ccedil;ağlı yığınsal eylemler bi&amp;ccedil;iminde&amp;nbsp; topyekun savaşa karşı bir hareketlilik geliştiremiyorlar. Değişik &amp;ouml;rg&amp;uuml;tl&amp;uuml; g&amp;uuml;&amp;ccedil;lerin ortak hareketi, ortak eylem &amp;ccedil;ağrıları yazılı ve s&amp;ouml;zl&amp;uuml;&amp;nbsp; olarak duyulsa da, bu kitleler arasında yaygınlaşıp gelişmiyor ve &amp;ouml;rg&amp;uuml;tl&amp;uuml; bir g&amp;uuml;ce d&amp;ouml;n&amp;uuml;şm&amp;uuml;yor.&lt;br /&gt;İlerici, demokrat, kom&amp;uuml;nist ve devrimci g&amp;uuml;&amp;ccedil;lerin ulusal sorun hakkındaki g&amp;ouml;r&amp;uuml;ş ve &amp;ouml;nerileri ne olursa olsun, bu &amp;quot;sessizlik&amp;quot; durumu, basbayağı sosyal şovenizmle ayni pratik tutuma &amp;ccedil;akılıp kaldığının bir ifadesidir. Oysa bir tarihsel an yaşanıyor ki faşist ırk&amp;ccedil;ı şovenizmle olduğu gibi sosyal şovenizmle de yalnızca d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nsel değil,-bu alanda da PKK&amp;rsquo;nin ve &amp;Ouml;calan&amp;rsquo;ın&amp;nbsp; K&amp;uuml;rt sorununda reformist bir &amp;ccedil;izgiye y&amp;ouml;nelmeleri &amp;ouml;ne &amp;ccedil;ıkarılarak K&amp;uuml;rt direnişine mesafeli davranış-K.Bayrak, Alınteri, Y&amp;uuml;r&amp;uuml;y&amp;uuml;ş gibi dergi &amp;ccedil;evreleri sosyal şovenizmin değirmenini su taşıyorlar- pratik tutumsal ayrımın da &amp;ouml;zenle &amp;ccedil;izilmesi zorunludur. Aksi taktirde, tarih T&amp;uuml;rkiye'nin devrimci ve kom&amp;uuml;nist g&amp;uuml;&amp;ccedil;lerini, bu sessizliğin korunduğu s&amp;uuml;rece, sosyal-şovenist pratiğe d&amp;uuml;şmekle yargılayacaktır.&lt;br /&gt;Bu duruma iradi bir m&amp;uuml;dahale, hem de g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml; bir m&amp;uuml;dahale gereklidir. Kom&amp;uuml;nist ve devrimci g&amp;uuml;&amp;ccedil;ler topyekun savaş karşısında sessizliğe m&amp;uuml;dahale etmenin yol ve y&amp;ouml;ntemlerini bulmakla; bu y&amp;ouml;nde &amp;ouml;nc&amp;uuml; adımlar atmakla y&amp;uuml;k&amp;uuml;ml&amp;uuml;d&amp;uuml;rler. Bu adımlar ilk anda, b&amp;uuml;y&amp;uuml;k ve kitlesel d&amp;uuml;zeyler de olmayabilir. Ama her bir hareket, her bir ortak eylem, kendileri de bu devletin ter&amp;ouml;r&amp;uuml; ve sermayenin pervasız s&amp;ouml;m&amp;uuml;r&amp;uuml;s&amp;uuml; altında inleyen milyonlara, birer mesaj, birer hareketlilik yaratacaktır.&lt;br /&gt;Peki nasıl? Devrim ve sosyalizm kavgasının politik &amp;ouml;nc&amp;uuml;leri, &amp;mdash; k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k eylemlerden başlayabilir, bu &amp;ouml;nemli değil&amp;mdash; g&amp;uuml;&amp;ccedil;lerini ilkeli ortak eylem planlarını ger&amp;ccedil;ekleştirmeye seferber etmelidirler. Yaratılacak hareketlilik giderek iş&amp;ccedil;i sınıfı, emek&amp;ccedil;i memurlar ve &amp;ouml;ğrenci gen&amp;ccedil;lik saflarına taşınmalıdır. İş&amp;ccedil;i sınıfına topyekun m&amp;uuml;cadele mesajını ve hareketliğini&amp;nbsp; taşımak, diğer b&amp;uuml;t&amp;uuml;n işlerin en &amp;ouml;n&amp;uuml;nde tutulmalıdır. Fabrika ve işliklerde, sendikalarda iki; ulustan iş&amp;ccedil;ilerin m&amp;uuml;cadele birliği ve iki halkın kardeşliği &amp;uuml;zerine y&amp;uuml;kseltilecek ajitasyon ile hem soykırımcı politikalara, ırk&amp;ccedil;ı şovenizme karşı ve hem de sosyal şovenizme karşı barikat oluşturulmalıdır. Sendika b&amp;uuml;rokratlarının genel olarak ırk&amp;ccedil;ı-şoven politikalara hizmette kusur etmedikleri, sınıfın şovenizmle zehirlenmesine aracılık ettikleri ger&amp;ccedil;ekleri g&amp;ouml;z &amp;ouml;n&amp;uuml;ne alınınca, sabırlı ve sistemlice kararlı bir aydınlatma &amp;ccedil;alışması gerekiyor. Kirli savaşın yeniden geliştirilmeye ve K&amp;uuml;rt direnişinin ezilmesi i&amp;ccedil;in i&amp;ccedil;erde dışarıda saldırının genişletilmeye &amp;ccedil;alışıldığı ve K&amp;uuml;rtlere y&amp;ouml;nelik şovenist histerinin&amp;nbsp; yayıldığı koşullarda b&amp;uuml;t&amp;uuml;n bu &amp;ccedil;alışmalar, başta topyekun savaş, Irak K&amp;uuml;rdistan&amp;rsquo;nın da i&amp;ccedil;ine alan operasyonlara, Kuzey K&amp;uuml;rdistan'da kontrgerilla eylemlerine, Batı'da işkence, baskı, zul&amp;uuml;m&amp;nbsp; genelleşen politik bir kampanyanın unsurları olarak ele alınıp ger&amp;ccedil;ekleştirilmelidir. Devrimci bir m&amp;uuml;cadele kampanyasının başarısı, kuşkusuz ki, işlerin ve g&amp;uuml;&amp;ccedil;lerin, eylem bi&amp;ccedil;imleri ve aralarındaki koordinasyonun merkezden planmasına sıkı sıkıya bağlı. Ancak devrimci taktiğin bu temel kuralı her g&amp;uuml;c&amp;uuml;n kendi konumundan harekete ge&amp;ccedil;mesinin, g&amp;uuml;&amp;ccedil;l&amp;uuml; bir inisiyatif g&amp;ouml;stermesinin hem &amp;ouml;n&amp;uuml;ndeki bir engel değil hem de her bir g&amp;uuml;c&amp;uuml;n, farklı m&amp;uuml;cadele platformlarındaki devrimci ve kom&amp;uuml;nistlerin sessizce bir yererli bir şeyleri beklemek tutumunda kalmasının gerek&amp;ccedil;esi yapılamaz. Hi&amp;ccedil; bir kom&amp;uuml;nist devrimci, yurtsever kişi ya da &amp;ouml;rg&amp;uuml;tl&amp;uuml; g&amp;uuml;&amp;ccedil;, siyasal misyonlarının gereği olarak, işe en yakında başlamak yerine, b&amp;uuml;y&amp;uuml;k g&amp;uuml;&amp;ccedil;leri ve b&amp;uuml;y&amp;uuml;k işleri bekleme tavrına girmez, girmemelidir. Durum hemen ve doğrudan, sessizliği yırtacak kararlı adımları, devrimci inisiyatifi gerektiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

<item>
<title>EMPERYALİST KAPİTALİZM KRİZ DEMEKTİR</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1552</link>
<description>ABD&amp;rsquo;de başlayıp hızla b&amp;uuml;t&amp;uuml;n &amp;uuml;lkeleri saran ekonomik kriz, krizin nedenleri tartışmasını yeniden g&amp;uuml;ndeme getirdi. Serbest piyasacı ideologların herşey s&amp;uuml;t liman i&amp;ccedil;inde gidiyor ve emperyalist k&amp;uuml;reselleşmenin alternatifi yoktur y&amp;ouml;nl&amp;uuml; yalanlarının havada u&amp;ccedil;uştuğu bir durum da&amp;nbsp; emperyalist krizin bir gecede&amp;nbsp; kapitalist ekonomiyi alabora etmesi gidişatı tersine &amp;ccedil;evirdi ve emperyalist ekonominin duvara tosladığını tanıtladı. Tam burada emperyalist ekonominin&amp;nbsp; emek&amp;ccedil;ilerin sorunları &amp;ccedil;&amp;ouml;zmek bir yana, sorunları daha da ağırlaştırdığı &amp;uuml;zerinde durmak gerekiyor peki emperyalist k&amp;uuml;rselleşme balonunu patlatan derin kriz nedir, nerden kaynaklanmaktadır? Bu sorunların doğru olarak yanıtlanması ve buna g&amp;ouml;re&amp;nbsp; kriz olanaklarında yararlanmak i&amp;ccedil;in gereken &amp;ouml;nemleri almak gerekiyor.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bilindiği &amp;uuml;zere, emperyalist kapitalist bunalımın en temel &amp;ouml;zelliği aşırı &amp;uuml;retim bunalımı olarak ortaya &amp;ccedil;ıkmalarıdır. Kapitalist &amp;uuml;retim koşullarında meta &amp;uuml;retimi kitlelerin ihtiya&amp;ccedil;ları g&amp;ouml;zetilmeden, k&amp;acirc;r hedefiyle ger&amp;ccedil;ekleştirilir. Halk kitleleri ihtiya&amp;ccedil;larını karşılayacak satın alma g&amp;uuml;c&amp;uuml;ne sahip olamazlar. Bu kitlelerin satın alabildiklerinden daha fazla meta &amp;uuml;retilmesinin en &amp;ouml;nemli etkenlerinden biridir. Diğeri, t&amp;uuml;m kapitalistlerin kendi işletmelerinde &amp;uuml;retimin y&amp;ouml;netimine sahip olmakla birlikte kapitalist pazarda aynı g&amp;uuml;&amp;ccedil; ve olanağa sahip olamamaları; aynı pazara y&amp;ouml;nelik t&amp;uuml;m kapitalist &amp;uuml;retimin bir &amp;uuml;retim fazlasını; aşırı &amp;uuml;retimi doğurmasıdır. &amp;Uuml;retim ara&amp;ccedil;ları &amp;uuml;zerindeki kapitalist &amp;ouml;zel m&amp;uuml;lkiyet ve pazarlar &amp;uuml;zerine amansız kapitalist rekabet &amp;uuml;retimin dengesiz b&amp;uuml;y&amp;uuml;mesine, &amp;uuml;retim dalları arasındaki ilişkilerin değişmesine; y&amp;uuml;ksek ve daha &amp;ccedil;ok k&amp;acirc;r hedefi daha fazla &amp;uuml;retime ve &amp;ldquo;&amp;uuml;retim anarşisi&amp;rdquo;ne yol a&amp;ccedil;ar. Bu durum pazar &amp;ldquo;doygunluğu&amp;rdquo;nun ortaya &amp;ccedil;ıkmasına, kapitalist &amp;uuml;retimin kitlelerin &amp;lsquo;t&amp;uuml;ketim olanaksızlığı duvarı&amp;rsquo;na &amp;ccedil;arpmasına, &amp;uuml;retilen metaların pazarlanabilme olanağının sınırlanarak ortadan kalkmasına ve bunalımların patlak vermesine g&amp;ouml;t&amp;uuml;r&amp;uuml;r. &amp;Uuml;retim kısıtlanır ve &amp;ouml;nceki d&amp;uuml;zeyin gerisine d&amp;uuml;şer, ticaret sınırlanır, kapitalistlerin nakit sıkıntıları artar, kredi ilişkileri bozulur, hisse senedi-tahvil-bono değerleri alt&amp;uuml;st olur, k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k işletmeler başta olmak &amp;uuml;zere kapitalist iflaslar artar, borsada b&amp;uuml;y&amp;uuml;k dalgalanmalar yaşanır ve giderek bir &amp;ccedil;&amp;ouml;k&amp;uuml;ş durumu oluşur, vb. Kapitalist sistemin ve sermayenin uluslararası &amp;ouml;zelliği, herhangi &amp;uuml;retim dalında ya da her hangi &amp;ouml;nemli &amp;uuml;lkede başlayan krizin, t&amp;uuml;m &amp;uuml;retim alanına ve kapitalist t&amp;uuml;m &amp;uuml;lkelerin ekonomisine &amp;ldquo;sirayet etme&amp;rdquo; g&amp;uuml;c&amp;uuml; g&amp;ouml;stermesini olanaklı kılar. Tekelci kapitalizm bunun koşullarını d&amp;uuml;nya &amp;ouml;l&amp;ccedil;eğinde evrenselleştirmiştir! Kapitalist d&amp;uuml;nyanın ABD ve Avrupa gibi başlıca &amp;uuml;lkelerinin ekonomilerini etkileyen bir krizin d&amp;uuml;nyanın t&amp;uuml;m &amp;ouml;teki kapitalist ekonomilerini sarıp sarsması ka&amp;ccedil;ınılmaz olduğu gibi, krizlerin bu &amp;uuml;lkelerdeki etkisi de g&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zde giderek ağırlaşmıştır. &amp;Uuml;retimin ve sermayenin olağan&amp;uuml;st&amp;uuml; yoğunlaşması ve merkezileşmesinin &amp;lsquo;cisimleşmesi&amp;rsquo; olan tekeller ve banka ve sanayi sermayesinin i&amp;ccedil; i&amp;ccedil;e ge&amp;ccedil;erek mali sermaye egemenliğini doğurması, tekellerin iktisadi yaşam &amp;uuml;zerindeki hakimiyetini getirirken, bunalım d&amp;ouml;nemlerinde tekellerin saldırgan politikalarıyla yaratacakları yıkımın &amp;ccedil;apı-kapsamı ve ağırlığını da artırmıştır. Bunun bir anlamı da, kriz durumunda tekelci rekabet ve pazar kavgalarının keskinleşip sertleşmesi, doğrudan zor, şantaj, r&amp;uuml;şvet vb y&amp;ouml;ntemlerin dahil olduğu &amp;ccedil;eşitli manevralarla şirketlere el koyma ve yutmaların artmasıdır. Bu keskin rekabet ve sert m&amp;uuml;dahalelerin savaşlara ve işgallere kadar genişlediği tarihin kaydettiği gelişmeler arasındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

<item>
<title>AKP HÜKÜMETİNDE EMEKÇİLERE ZAM BALYOZU</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1551</link>
<description>Demokrasi &amp;uuml;zerine vaatleri bombardımanın dumanlı havası i&amp;ccedil;inde AKP h&amp;uuml;k&amp;uuml;meti insafsız zamları ve yeni vergilerini halka yıkmakta geri kalmadı. Yokluk ve yoksulluğa karşı m&amp;uuml;cadele sloganıyla işbaşına gelen AKP h&amp;uuml;k&amp;uuml;meti sermayenin krizine&amp;nbsp; &amp;ccedil;are olarak doğal gaza bir yıl i&amp;ccedil;inde y&amp;uuml;zde 80&amp;rsquo;ler varan zam yaparken elektriğe zammı otomatiğe bağladı. Hemen her şeyin petrole bağlı olduğu T&amp;uuml;rkiye de bu zamlarla iğneden ipliğe zam sağanağı yağdı emek&amp;ccedil;ilerin sırtına. Hemen her şeyi vuran zamlar &amp;ouml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zde ki s&amp;uuml;re&amp;ccedil;te artarak devam edecek. B&amp;ouml;ylece AKP h&amp;uuml;k&amp;uuml;meti sermayenin talimatları doğrultusunda hareket ederek kriz emek&amp;ccedil;ilerin sırtına bindirmekten sorun g&amp;ouml;rm&amp;uuml;yor&lt;br /&gt;&amp;nbsp;H&amp;uuml;k&amp;uuml;met, yaydığı hayalleri zamlarla birer birer yıktığı gibi &amp;ldquo;ham dolsunlarla&amp;ldquo; kriz emek&amp;ccedil;ilerin sırtına y&amp;uuml;kleme yolunu tuttu.&amp;nbsp; Zamlarla ilgili başbakanın a&amp;ccedil;ıklamaları ilgin&amp;ccedil;; &amp;ldquo;ne yapalım &amp;ouml;nceki h&amp;uuml;k&amp;uuml;metler gibi zam yapmayalım da daha mı fazla zorda kalalım, zam gerekliydi, başka &amp;ccedil;are yok&amp;rdquo; diyebildi.&lt;br /&gt;Siyasal ve ekonomik ger&amp;ccedil;ekleri değiştirme vaatlerinin hemen hepsi, kısa zamanda&amp;nbsp; tuz buz olan AKP h&amp;uuml;k&amp;uuml;meti&amp;nbsp; zamları bir kereden değil s&amp;uuml;rece yayarak yapmakla iyilik yaptıkları s&amp;ouml;ylemekten geri durmuyor. .&lt;br /&gt;Burjuvazi, halka, iste bu &amp;quot; acı ila&amp;ccedil;ları&amp;quot; i&amp;ccedil;irebilmek, ama &amp;quot;halk tepkisinin sokağa taşmasını&amp;quot; engelleyebilmek i&amp;ccedil;in, &amp;quot;acı re&amp;ccedil;ete kararları&amp;quot;na hepimiz aynı vagonun yolcularıyız yalanını &amp;quot;&amp;ouml;ne s&amp;uuml;r&amp;uuml;yor. İş&amp;ccedil;ilerle patronlar aynı vagonun yolcuları değildir ve&amp;nbsp; karını iş&amp;ccedil;ilerle paylaşmayan patronları zararı aynı vagonun yolcularıyız&amp;nbsp; teranesiyle emek&amp;ccedil;ilerin &amp;uuml;stlenmesini dayatıyorlar. &lt;br /&gt;Peki h&amp;uuml;k&amp;uuml;metin asil sahibi (Amerikancı) AKP h&amp;uuml;k&amp;uuml;meti, burjuva d&amp;uuml;zen partileri sendikaların başına &amp;ccedil;&amp;ouml;reklenmiş&amp;nbsp; sendika ağaları ve b&amp;uuml;rokratlarının a&amp;ccedil;ık ve &amp;ouml;rt&amp;uuml;l&amp;uuml; desteğiyle tamamlanan kitlelerin kendisi hakkındaki yanılsamaları sayesinde, halkı, hi&amp;ccedil; değilse bir b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;n&amp;uuml;,ama, iş&amp;ccedil;ilerin &amp;ccedil;oğunluğunun da i&amp;ccedil;inde yer aldığı aktif b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;n&amp;uuml; d&amp;uuml;zene bağlamanın aracı rol&amp;uuml;n&amp;uuml; az &amp;ccedil;ok başarıyla oynayan ve b&amp;ouml;ylece Amerikancı AKP&amp;rsquo;ye koltuk değneği olarak halkın, s&amp;ouml;m&amp;uuml;r&amp;uuml; ve baskıya sessizce boyun eğmesini sağlamanın yolunu arıyorlar. İş&amp;ccedil;i harekatını gemlemeye &amp;ccedil;alışan iş&amp;ccedil;i d&amp;uuml;şmanı sendika ağaları (iş&amp;ccedil;i sınıfı i&amp;ccedil;indeki burjuvazi ajanları) ve reformist yardak&amp;ccedil;ılar da hak ettiği cevabı alacaktır.&lt;br /&gt;Peki bitmek bilmeyen bu zam sağanağı ne i&amp;ccedil;indir? H&amp;uuml;k&amp;uuml;met, ekonomik g&amp;ouml;stergelere başvurarak, ANAP h&amp;uuml;k&amp;uuml;metinden devralınan &amp;quot;b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e a&amp;ccedil;ığını kapatmak i&amp;ccedil;in&amp;quot;dir dedi. Ger&amp;ccedil;i y&amp;uuml;zde 60 zam yapsa bile bu a&amp;ccedil;ığı kapatamaz (şimdiki zam, ortalama doğal gaz,petrolde y&amp;uuml;zde 60&amp;rsquo;ları aştı) ama, bunda bir ger&amp;ccedil;ek yatırıyor. Elbette ki, g&amp;ouml;zlerden gizlenmiş olarak.&lt;br /&gt;Zamlar, b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e a&amp;ccedil;ığını kapatmak i&amp;ccedil;indir. B&amp;uuml;t&amp;ccedil;e a&amp;ccedil;ığını kapatmak da, dış ve i&amp;ccedil; bor&amp;ccedil;ları &amp;ouml;demek i&amp;ccedil;indir. Zamlar, bunun i&amp;ccedil;in gerekli olan paranın, halkın elinden zorla alınması demektir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;H&amp;uuml;k&amp;uuml;mete sunulan, &amp;quot; Ekonomik Durum Raporu&amp;quot;nda, ilgili veriler ş&amp;ouml;yle: Devletin dış ve i&amp;ccedil; bor&amp;ccedil; toplamını. 500 milyar dolara dayandı.Tablodan da g&amp;ouml;r&amp;uuml;leceği gibi, T&amp;uuml;rkiye'nin 2002 yılında;1992&amp;rsquo;de 92 milyar dolar olan i&amp;ccedil; borcu 2008'de 220 milyar dolara, Aynı d&amp;ouml;nemde ,130 milyar dolar olan dış borcu da 2008'de 263 milyar dolara &amp;ccedil;ıktı, B&amp;ouml;ylece, toplam bor&amp;ccedil; ise 221 milyar dolardan, 483 milyar dolara &amp;ccedil;ıkmış.&lt;br /&gt;Temmuz ayındaki 24.2 milyar YTL (17.4 ana para ile 6.8 faiz), ağustos ayındaki 18.2 milyar YTL (10.4 ana para, 7.8 faiz) bor&amp;ccedil; &amp;ouml;demesi de yine bor&amp;ccedil;lanma ile ger&amp;ccedil;ekleşeceği i&amp;ccedil;in bor&amp;ccedil; tutarı daha da artacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

<item>
<title>OBAMA, ABD’YE NE KADAR TAZE KAN OLACAK</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1550</link>
<description>Nihayetinde aylardır yapılana&amp;nbsp; se&amp;ccedil;im propagandalarının ardından 4. Kasımda ABD&amp;nbsp; halkları sandık başına giderek oylarını kullandılar. Sandıkta beklendiği gibi ABD&amp;rsquo;nin d&amp;uuml;nya &amp;ouml;l&amp;ccedil;eğinin de imajını darbelemiş ve b&amp;uuml;t&amp;uuml;n halkların&amp;nbsp; tepkisini kazanmış olan Bush&amp;rsquo;un arkadaşı MC Cain yerine&amp;nbsp; tekelci sermaye soluk aldıracak Demokratların adayı Obama y&amp;uuml;zde 52&amp;rsquo;lik oyla&amp;nbsp; başkanlık sandalyesine oturdu.. &lt;br /&gt;Başkan Bush&amp;rsquo;un sekiz yıllık başarısız&amp;nbsp; her bakımdan halkların&amp;nbsp; gazabını &amp;ccedil;ekmiş, i&amp;ccedil;te yığınlara&amp;nbsp; yoksulluk, işsizlik, sefalet, evsizlik ve derin krizden başka bir şey vermemiş, olan Bush&amp;rsquo;un koltuğuna Obaman&amp;rsquo;ın oturması b&amp;uuml;t&amp;uuml;n d&amp;uuml;nyada&amp;nbsp; ABD&amp;rsquo;de değişim ve yenilik olarak karşılanarak&amp;nbsp; alkışlandı. &lt;br /&gt;&amp;nbsp; Demek ki, her bakımdan saldırgan ve savaş&amp;ccedil;ı politikalarıyla yıpranmış dev ABD emperyalizmi, yaralarını saracak, onu Amerikan halkına olduğu kadar d&amp;uuml;nyaya da şirin g&amp;ouml;sterecek yeni bir vitrine ihtiya&amp;ccedil; duyuyordu. Bir yıldır &amp;ldquo;umut ve değişim&amp;rdquo; sloganıyla, Obama&amp;rsquo; yı bunun i&amp;ccedil;in pazarladılar ikbal avcıları. Ve kriz i&amp;ccedil;inde devletin kurtarıcı kollarına gereksinim duyan tekeller gibi hemen herkes ; Obama bizi kurtarır t&amp;uuml;rk&amp;uuml;s&amp;uuml; s&amp;ouml;yl&amp;uuml;yorlar. Obama' nın ABD'nin devlet başkanı se&amp;ccedil;ilmesi, herkesi 'değişim' ve beklenti kuyruğuna soktu. Oysa Obama' nın danışmanları ve olası kabinesine bakınca, 'değişim' denilen şeyin tam da Amerika'nın kendisi olduğu g&amp;ouml;r&amp;uuml;l&amp;uuml;yor.. Şimdi herkes, Obama methiyeleri eşliğinde 'değişim' ve beklenti kuyruğunda; &lt;br /&gt;İllinois Senat&amp;ouml;r&amp;uuml; Barack Obama, ABD&amp;rsquo;nin 44. Başkanı olmak i&amp;ccedil;in en iyi aday olduğunu kanıtlamış durumda.&amp;rdquo;&amp;nbsp; Peki siyah, daha doğru bir ifadeyle, bir siyah baba ile beyaz anneden olma Obama, kendisinin bir kurtarıcı olduğuna nasıl ikna etti Amerikan devlerini? &amp;Ouml;yle ya, '50-'60&amp;rsquo;larda kom&amp;uuml;nistler i&amp;ccedil;in cadı kazanları kaynatılan Amerika&amp;rsquo;da siyahların okulları, otob&amp;uuml;sleri, mahalleleri bile ayrıydı. Irk&amp;ccedil;ı faşist Ku Klux Klan cinayetler işliyordu. &amp;Ccedil;ok değil, 40 yıl &amp;ouml;nce siyah eşitlik hareketinin barış&amp;ccedil;ıl hatta pasifist lideri Martin Luther King&amp;rsquo;i &amp;ouml;ld&amp;uuml;ren Amerikan d&amp;uuml;zeni, Obama&amp;rsquo; yı bir beyaza nasıl tercih ediyor? Ger&amp;ccedil;ekten de ilgin&amp;ccedil;ti durum. Rakibi Hillary, yarışı niye daha &amp;ouml;nce bırakmadığını soranlara; &amp;ldquo;Bıraksaydım Obama &amp;ouml;ld&amp;uuml;r&amp;uuml;l&amp;uuml;rd&amp;uuml;&amp;rdquo; demişti. Fidel Castro da; &amp;ldquo;hayret Obama&amp;rsquo; yı hala &amp;ouml;ld&amp;uuml;rmediler&amp;rdquo; diyordu. Aslında bu hi&amp;ccedil; de hayret bir durum değil. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; sisteme hizmet etmek i&amp;ccedil;in Obama, dersine iyi &amp;ccedil;alışarak tekellere g&amp;uuml;ven vermişti. Obama da, kuşağının gen&amp;ccedil;leri devrim ve sosyalizm dersleri alır, can bedeli m&amp;uuml;cadeleye giriştiği yıllarda dersini iyi &amp;ccedil;alışmış, en y&amp;uuml;ksek politika yoluna girmiş ve Amerikan emperyalizminin senat&amp;ouml;rl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml; yaptıktan sonra da devlet başkanlığına adım atacak ilerlemiştir. Obama da değişim bekleyenlere, partisi ve ekibi ne vaat ediyor: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

<item>
<title>ÇUKURU TOPRAK KAPATIR</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1549</link>
<description>76 yaşındaki Vakit gazetesi yazarı, Şeriat&amp;ccedil;ı olmakla &amp;ouml;v&amp;uuml;nen H&amp;uuml;seyin &amp;Uuml;zmez&amp;nbsp; 18 ay &amp;ouml;nce k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir kız &amp;ccedil;ocuğunu cinsel olarak taciz yaptığı gerek&amp;ccedil;esiyle tutuklanmıştı. Şeriat g&amp;ouml;re &amp;uuml;zmezin sapıklığında sorun yoktu. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; Kuranı Kerime g&amp;ouml;re, 14 yaşında bir kızla cinsellik yaşaması normaldi. Hem de parası olduktan sonrası&amp;nbsp; evli olduğu halde bakıma muhta&amp;ccedil; kadınları haremine alması doğaldı. Sapıklıkta sınır tanımayan &amp;uuml;zmede yıllardır bunu yapmıştı. Hem annesini hem de kızını cinsel ama&amp;ccedil;ları i&amp;ccedil;in kullanmakta ve sapıklığına alet etmekte besi g&amp;ouml;rmemişti. Kime neydi ki&amp;nbsp; İslamın b&amp;uuml;y&amp;uuml;k kitabı buna izin veriyordu zaten ve parası da vardı &amp;Uuml;zmezin istediği kadını haremine katabilirdi.&lt;br /&gt;Parayla her şeyin satın alınacağını d&amp;uuml;şleyen H&amp;uuml;seyin &amp;Uuml;zmez Adli Tip&amp;rsquo; ın hayali raporuyla ilk mahkemede tahliye edildi. Sapıklıkta sınır tanımayan şeriat&amp;ccedil;ı H&amp;uuml;seyin &amp;Uuml;zmez&amp;rsquo; in temize &amp;ccedil;ıkarılması i&amp;ccedil;in 14 yaşındaki kız &amp;ccedil;ocuğu i&amp;ccedil;in Adli Tıp Kurumu, &amp;quot;ruh ve beden sağlığı bozulmamıştır...&amp;quot;, &amp;quot;olaydan kaynaklanan beden ve ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede patolojik bir arızası olmadığı&amp;quot; şeklinde rapor vermekten geri kalmadı. &lt;br /&gt;Zira, yaptığı rezilliklerden zerrece utanmayan bu iğren&amp;ccedil; yaratık, &amp;ldquo;İslamiyet&amp;rsquo;te &amp;ccedil;ocuklar &amp;lsquo;akıl baliğ&amp;rsquo; olur olmaz reşit sayılır. Medeni Kanun&amp;rsquo;daki r&amp;uuml;şt yaşı da beni zaten ilgilendirmiyor&amp;rdquo; diyerek insanlık dışı bu davranışını dini bir temele dayandırarak bir de tecav&amp;uuml;z ve tacizi meşru kılmaya &amp;ccedil;alışıyor&lt;br /&gt;Sadece o mu? &amp;Ouml;z&amp;uuml; b&amp;ouml;ylesine &amp;ccedil;ıplak ve b&amp;ouml;ylesine iğren&amp;ccedil; bir konuyu sahiplenişlerine bakılırsa, İslamcılar, herkese her fırsatta ahlak dersi verirlerken bu konuda sergiledikleri tutumun rezilliğiyle şimdiden literat&amp;uuml;re ge&amp;ccedil;tiler. Yargılamanın başlangıcından bu yana s&amp;ouml;z birliği etmiş&amp;ccedil;esine s&amp;uuml;kunetlerini koruyan faşist dinci-gerici yayın organlarından -Abdurrahman Dilipak dışında, ki o da olayı T&amp;uuml;rk filmlerindeki &amp;quot;ila&amp;ccedil;lı gazoz&amp;quot; benzeştirmesiyle ge&amp;ccedil;iştirdi- yine &amp;ccedil;ıt &amp;ccedil;ıkmadı. Vakit gazetesi, TV ziyaretleri dışında &amp;quot;yazarını&amp;quot; b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir y&amp;uuml;zs&amp;uuml;zl&amp;uuml;kle sahiplendi.İşin ilgin&amp;ccedil; olanı &amp;Uuml;zmezin yargılandığı d&amp;ouml;nemde&amp;nbsp; evlilik yaşının 14 &amp;ccedil;ekilmesi ve tecav&amp;uuml;zc&amp;uuml; ve tacizcilere verilen cezaların indirilmesi vb. tartışmaların g&amp;uuml;ndemine getirilmesi tesad&amp;uuml;f&amp;uuml; olmasa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında &amp;uuml;zmezin sapıklıkları kadının parayla alınıp satılabileceğini g&amp;ouml;steriyor. Şeriat&amp;ccedil;ı olmuş yada olmamış &amp;ouml;nemli değildir.&amp;nbsp; Evli olmasına rağmen parasına dayanarak yoksul bir aileyi d&amp;uuml;şk&amp;uuml;nleştirip annesiyle cinsellik yaşadığı gibi bu yetmemiş olacak ki 14 yaşındaki kızla cinsel ilişki kurmakta sakınca g&amp;ouml;rmeyen ve bunu kadınları k&amp;ouml;t&amp;uuml;l&amp;uuml;klerden kurtarama olarak lanse eden sapık &amp;Uuml;zmez, tam bir şeriat&amp;ccedil;ılığın ibretliği olarak ortalarda dolaşıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

<item>
<title>İŞKENCE YAPIYORUZ… PARDON!</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1548</link>
<description>&lt;br /&gt;&amp;ldquo;Su&amp;ccedil; kimin işine yarar?&amp;rdquo;[1]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyon ekranları, gazete manşetleri, sevin&amp;ccedil;lerini gizleyemez bir edayla, etekleri zil &amp;ccedil;alarak bir &amp;ldquo;ilk&amp;rdquo;i m&amp;uuml;jdeliyorlar: &amp;ldquo;Adalet Bakanı, karakolda ve sevk edildiği Metris cezaevinde g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ğ&amp;uuml; işkence sonucunda yaşamını yitiren Engin &amp;Ccedil;eber&amp;rsquo;in ailesinden &amp;ouml;z&amp;uuml;r diledi!&amp;rdquo;&lt;br /&gt;İşkenceci polisler, g&amp;uuml;venlik g&amp;uuml;&amp;ccedil;leri ise bu &amp;ldquo;bayram değil-seyran değil&amp;rdquo;, yersiz &amp;ldquo;incelik&amp;rdquo;ten rahatsızlıklarını gizleyemeden, itiraz ediyorlar: &amp;ldquo;Biz işkence yapmadık ki&amp;hellip;&amp;rdquo; &amp;ldquo;Ne yaptınız peki?&amp;rdquo;&amp;nbsp; &amp;ldquo;Orantılı ve kademeli g&amp;uuml;&amp;ccedil; uyguladık.&amp;rdquo;&lt;br /&gt;Bu &amp;ldquo;&amp;ouml;z&amp;uuml;r&amp;rdquo; meselesinin neden bu denli abartıldığını anlayabilen beri gelsin. Biliyorsunuz, ABD &amp;uuml;&amp;ccedil; y&amp;uuml;zyıl boyunca sistemli bir soykırıma tabi tuttuğu, topraklarına el koyduğu, k&amp;uuml;lt&amp;uuml;rlerini yery&amp;uuml;z&amp;uuml;nden sildiği Amerika yerlilerinden &amp;ldquo;&amp;ouml;z&amp;uuml;r dileyip&amp;rdquo; bitirmişti işi. &lt;br /&gt;Almanya da 6 milyonunu temerk&amp;uuml;z kamplarında katlettiği Yahudiler i&amp;ccedil;in İsrail&amp;rsquo;den &amp;ouml;z&amp;uuml;r dileyivermişti.&lt;br /&gt;Katolik Kilise de Engizisyon eliyle ibret-i &amp;acirc;lem i&amp;ccedil;in meydanlarda tutuşturduğu bilim insanları ya da cadılık su&amp;ccedil;lamasıyla infaz edilen onbinlerce kadın i&amp;ccedil;in &amp;ldquo;pardon&amp;rdquo; dedi.&lt;br /&gt;Dedi de ne oldu? Kurşunlanan, karnı deşilen, mikroplu battaniyelerin bulaştırdığı hastalıklardan kırılan, topraklarından s&amp;uuml;r&amp;uuml;lerek, bufalosuz bırakılarak a&amp;ccedil;lıktan &amp;ouml;ld&amp;uuml;r&amp;uuml;len yerlileri, fırınlarda yakılan Yahudileri, meydanlara kurulan odun k&amp;uuml;melerinde bedenleri tutuşturulan bilim insanlarını, bitmek bilmez &amp;ldquo;Cadı Avı&amp;rdquo;nın kurbanı kadınları geri getirebilir mi bu &amp;ouml;z&amp;uuml;r?&lt;br /&gt;Ha diyeceksiniz ki, katledilenlerin acısını hafifletmek i&amp;ccedil;in hatırı sayılır tazminatlar da s&amp;ouml;z konusu oldu. &amp;ldquo;Kan bedeli&amp;rdquo;, kanlı para&amp;hellip; &amp;ldquo;Yaptım, &amp;ouml;dedim, daha ne istiyorsunuz ki?&amp;rdquo; hoyratlığı&amp;hellip; [&amp;ldquo;Ermenilerden &amp;ouml;z&amp;uuml;r dilersek arkasından tazminat talebi gelir,&amp;rdquo; diyen derisine kurşun işlemez uyanıklık, z&amp;uuml;caciyeci d&amp;uuml;kk&amp;acirc;nında tepinen aynı utanmazlığın &amp;uuml;r&amp;uuml;n&amp;uuml; değil mi?] Hangi acıyı giderdi, babası g&amp;ouml;zleri &amp;ouml;n&amp;uuml;nde boğazlanmış hangi kız &amp;ccedil;ocuğunun g&amp;ouml;zyaşlarına, anasının uğradığı tecav&amp;uuml;ze tanıklık etmeye zorlanmanın rezilliğini yaşamı boyunca &amp;ccedil;ekmeye mahk&amp;ucirc;m hangi erkek &amp;ccedil;ocuğunun utancına deva olabildi ki?&lt;br /&gt;*&amp;nbsp; *&amp;nbsp; *&lt;br /&gt;Şimdi hep beraber izleyeceğiz: Engin &amp;Ccedil;eber&amp;rsquo;i g&amp;ouml;zaltına alındığı otodan başlamak &amp;uuml;zere d&amp;uuml;zenli olarak d&amp;ouml;ven, kafasında sopa kıran polisler, askerler, gardiyanların ka&amp;ccedil; tanesi mahkeme &amp;ouml;n&amp;uuml;ne &amp;ccedil;ıkartılacak? Ka&amp;ccedil;ı, &amp;ldquo;maktul mukavemet g&amp;ouml;sterdi&amp;rdquo;, &amp;ldquo;faili belli olmayacak tarzda darp edildi&amp;rdquo;, &amp;ldquo;bu, işkence sonucu &amp;ouml;l&amp;uuml;me sebebiyet vermek değil, kastı aşan m&amp;uuml;essir fiildir&amp;rdquo; gibi &amp;ldquo;hafifletici&amp;rdquo; gerek&amp;ccedil;elere başvurulmadan, dava &amp;ccedil;eşitli ayak oyunlarıyla uzatılıp zaman aşımına uğratılmadan, doğru d&amp;uuml;r&amp;uuml;st yargılanıp hak ettikleri cezayı alacak? İnfaz s&amp;uuml;releri aflarla, iyi h&amp;acirc;l indirimleriyle kuşa &amp;ccedil;evrilmeden, firar edip sırra kadem basmadan, ceza s&amp;uuml;relerini tamamlayacaklar mı? Eğer yargı &amp;ouml;n&amp;uuml;ne &amp;ccedil;ıkartılırlarsa, dava s&amp;uuml;recinde omzu kalabalıklar, amirler, bakanlar &amp;ldquo;ter&amp;ouml;rle m&amp;uuml;cadele azmimizin kırılması&amp;rdquo;ndan dem vurup yargı&amp;ccedil;lara &amp;ldquo;aba altından sopa&amp;rdquo; g&amp;ouml;sterecekler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

<item>
<title>DEVRİMCİ  ÇALIŞMAYI VERİMLİ KILMADA İZLENECEK YÖNTEMLER</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1547</link>
<description>&lt;br /&gt;Devrimci &amp;ccedil;alışma da başarılı olmanın şartlarından biri, planlı ve disiplinli &amp;ccedil;alışmadır. Başarıya giden yol &amp;ccedil;ok &amp;ccedil;alışmaktan değil, planlı ve hedefe bağlamış, herkese iş verilen bir &amp;ccedil;alışmakta ge&amp;ccedil;mektedir. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; &amp;ccedil;ok &amp;ccedil;alışmak her zaman iyi &amp;ouml;ğrenmek demek değildir. &amp;Ouml;nemli olan etkili ve hedefe bağlanmış planlı bir devrimci &amp;ccedil;alışma i&amp;ccedil;inde olmaktır. Etkili &amp;ccedil;alışmak; zamanı, belirlenmiş ama&amp;ccedil;lar ve tespit edilmiş &amp;ouml;ncelikler doğrultusunda programlı ve planlı olarak kullanmaktır.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrimci &amp;ccedil;alışma da başarılı olabilmek i&amp;ccedil;in mutlaka amacın a&amp;ccedil;ık ve net bir bi&amp;ccedil;imde tanımının yapılmış olması, &amp;ouml;rg&amp;uuml;t&amp;uuml;n ve kadronun buna inanması ve bu amaca y&amp;ouml;nelik g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k,haftalık ve&amp;nbsp; aylık programların d&amp;uuml;zenlenmesi &amp;ouml;n şartlardır. G&amp;uuml;nl&amp;uuml;k, haftalık ve aylık programlar i&amp;ccedil;inde amacına ulaşmaya zaman ayırmayan kişi, &amp;ldquo; ama&amp;ccedil; sahibi &amp;rdquo; değil, &amp;ldquo; hayal sahibi &amp;rdquo; bir kişidir. Unutmamak gerekir ki, ama&amp;ccedil;lar davranışları başlatır, sonu&amp;ccedil;lar bu davranışları s&amp;uuml;rd&amp;uuml;r&amp;uuml;r. &lt;br /&gt;Amacını a&amp;ccedil;ık ve net olarak tanımlayan devrimci bir kişinin bunu d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nmesi yetmez. Eğer amacınız kitleri &amp;ouml;rg&amp;uuml;tleyip devrime seferber etmekse, hemen her g&amp;uuml;n kitlelerin durumu,istemleri&amp;nbsp; karşılaştığı sorunları yakından takip etmeli ve &amp;ccedil;alışma yaptığımız kitlelerinin durumunu her bakımdan iyi bilmeliyiz.. B&amp;ouml;yle bir tutum, insanın hayallere dalmasını &amp;ouml;nlemesi ve boş zaman etkinliklerini planlaması a&amp;ccedil;ısından &amp;ccedil;ok yerinde olur. &lt;br /&gt;Unutmamak gerekir ki, devrimci &amp;ccedil;alışmada başarılı insan, belirlediği ama&amp;ccedil;larına belirli bir zaman dilimi i&amp;ccedil;inde ulaşmış olan kişidir.&lt;br /&gt;Kuşku yok ki başarıya yakalamak, her durumda enerji ve zamanı etkili kullanmakla m&amp;uuml;mk&amp;uuml;nd&amp;uuml;r. G&amp;uuml;nl&amp;uuml;k program hazırlarken bir g&amp;uuml;n boyunca yaptığınız faaliyetleri sıralamalıyız.. Bundan sonraki adım, her faaliyetin kişisel ve kolektif olarak sizin i&amp;ccedil;in &amp;ouml;nem derecesini belirlemektir. Bu ama&amp;ccedil;la her faaliyetin karşısına şu anlama gelecek şekilde 1, 2. veya 3. diye bir sayı koyun.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;1. En y&amp;uuml;ksek &amp;ouml;nem (&amp;ouml;ncelik) derecesine sahip olanlar. &amp;ldquo;Olmazsa olmaz &amp;ldquo; grubu.&lt;br /&gt;2. Orta derecede &amp;ouml;neme (&amp;ouml;ncelik) sahip olanlar. &amp;ldquo;Olursa iyi olur&amp;rdquo; grubu.&lt;br /&gt;3. D&amp;uuml;ş&amp;uuml;k &amp;ouml;nem (&amp;ouml;ncelik ) derecesine sahip olanlar. &amp;ldquo;Olursa iyi olur&amp;rdquo; grubu.&lt;br /&gt;G&amp;uuml;nl&amp;uuml;k programı hazırlarken ilk yapılacak olan programa &amp;ouml;nce 1 &amp;ouml;nem derecesine sahip olan konuları ve devam edecekleri s&amp;uuml;reyi belirlemeliyiz..&lt;br /&gt;Daha sonra 2 &amp;ouml;nem derecesine sahip olan sorunlar ele alınmalıdır. Eğer g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k program da zaman kalırsa, bu defa 3. &amp;ouml;nem derecesine sahip sorunlar sıraya konulmalıdır. . 3. &amp;ouml;ncelik derecesine ait sorunlara zaman yetmediği taktirde, bu sorun yada sorunlar&amp;nbsp; program dışı kalacaktır.&lt;br /&gt;G&amp;uuml;nl&amp;uuml;k program i&amp;ccedil;inde yemekler ve &amp;ouml;nceden g&amp;ouml;r&amp;uuml;lemeyen durumlar i&amp;ccedil;in makul zaman ayırmak, uygulanma şansı olan ger&amp;ccedil;ek&amp;ccedil;i bir program yapma a&amp;ccedil;ısından yerinde bir tutumdur.&lt;br /&gt;Zamanınızı d&amp;uuml;zenleyebilmemiz i&amp;ccedil;in &amp;ouml;neriler:&lt;br /&gt;Hangi g&amp;uuml;nler ne yapacağımızın ortalama bir d&amp;ouml;k&amp;uuml;m&amp;uuml;m&amp;uuml; &amp;ccedil;ıkartmalıyız. G&amp;uuml;n, hafta ve ay olarak plan kurulmalıdır. Kendimize g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k, haftalık takvim hazırlamalıyız. Bir hafta kendimizi g&amp;ouml;zlemlemeliyiz; hangi g&amp;uuml;n ne yapacağımız, hatta saatimizi en verimli ne zamanda kullanabiliriz; diğer g&amp;ouml;revlere ne kadar zaman ayırıyoruz, yapılması gereken işler ne kadar zamanımızı alıyor; ulaşım, yemek araları, uyku s&amp;uuml;remizi saptamalıyız. T&amp;uuml;m bunları başlayış ve bitiş s&amp;uuml;releriyle hazırlamış olduğumuz deneme niteliğindeki&amp;nbsp; s&amp;uuml;reye işaretlemeliyiz.</description>
</item>

<item>
<title>BAŞBAKAN MASKESİNİ ATTI KÜRTLER KIRILMALIDIR </title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1546</link>
<description>Başbakan Erdoğan, K&amp;uuml;rt serhildanının yayılması ve&amp;nbsp; Diyarbakır da başlayarak Hakkari de K&amp;uuml;rt emek&amp;ccedil;ilerinden gereken&amp;nbsp; protestoyu alması K&amp;uuml;rt d&amp;uuml;şmanlığında sınır tanımayan ger&amp;ccedil;ek y&amp;uuml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; a&amp;ccedil;ığa serdi. Hakkari&amp;rsquo;deki konuşmasında sokağa korkusundan &amp;ccedil;ıkmayan Erdoğan yaptığı konuşmada&amp;rdquo; tek bayrak,tek millet,tek devlet&amp;nbsp; diyoruz, buna kim itiraz eden beğenmeyen bu &amp;uuml;lkeden &amp;ccedil;ekip gitsin!&amp;rdquo;&amp;rdquo; diyerek K&amp;uuml;rtlere &amp;ldquo;Ya sev Ya Terket &amp;rdquo; dayatmasını yaparak T&amp;uuml;rk&amp;ccedil;&amp;uuml; ırk&amp;ccedil;ı &amp;ouml;z&amp;uuml;n&amp;uuml; a&amp;ccedil;ığa sererken,&amp;nbsp; ardından İstanbul Taksimde K&amp;uuml;rt gen&amp;ccedil;lerinin d&amp;uuml;zenlemiş oluğu protesto g&amp;ouml;sterisine,&amp;nbsp; pompalı t&amp;uuml;fekle m&amp;uuml;dahale edilmesini &amp;ldquo; her şeyin de bir sınırı vardır, halkın&amp;nbsp; doğal tepkisi &amp;ldquo; olarak doğal karşılaması aslında Erdoğan&amp;rsquo;ın ve AKP&amp;rsquo;nin K&amp;uuml;rt d&amp;uuml;şmanlığında Genelkurmaydan geri kalmadığını ve savaş h&amp;uuml;k&amp;uuml;meti zırhını giydiğini ilan ediyordu. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;Hatırlanacağı &amp;uuml;zere İki yıl &amp;ouml;nce, Diyarbakır&amp;rsquo;da g&amp;ouml;steri yapan K&amp;uuml;rt yığınlarının direncini kırmak i&amp;ccedil;in polise, &amp;ldquo;Kadın &amp;ccedil;ocuk dinlemeyin vurun&amp;rdquo; emri vermişti. Emniyet g&amp;uuml;&amp;ccedil;leri kadınları &amp;ccedil;ocukları meydanlarda coptan, gazdan ge&amp;ccedil;irip; birka&amp;ccedil; g&amp;uuml;n i&amp;ccedil;inde 12 g&amp;ouml;sterici &amp;ouml;ld&amp;uuml;r&amp;uuml;lm&amp;uuml;ş, onlarcası yaralanmıştı.. &lt;br /&gt;Başbakan aynı şeyi ge&amp;ccedil;tiğimiz hafta başka t&amp;uuml;rl&amp;uuml; s&amp;ouml;yledi; Diyarbakır, Hakkari gibi illerde başbakan&amp;rsquo;ı protesto eden g&amp;ouml;stericileri &amp;ouml;nce &amp;ldquo;PKK&amp;rsquo; nin uzantısı&amp;rdquo; ilan etti, sonra &amp;ldquo;&amp;ccedil;ocukların arkasına sığınan, &amp;ccedil;ocuklarına değer vermeyen korkaklar ve insanlıktan nasibini almayan kalabalıklar&amp;rdquo; olarak su&amp;ccedil;ladı... Emniyet g&amp;uuml;&amp;ccedil;leri bundan g&amp;ouml;stericileri vahşice dağıtma, mahkemeler 12 yaşındaki &amp;ccedil;ocukları bile &amp;ldquo;ter&amp;ouml;r &amp;ouml;rg&amp;uuml;t&amp;uuml;ne &amp;uuml;ye olmaktan tutuklama&amp;rdquo; g&amp;ouml;revini &amp;ccedil;ıkardı... &lt;br /&gt;Bu sefer herkes &amp;ouml;nceki s&amp;ouml;ylediklerini; &amp;ldquo;kadın &amp;ccedil;ocuk dinlemeyin vurun&amp;rdquo; dediğini anımsadı. Bu yola giden burada kalamazdı; Erdoğan da kalmadı ve K&amp;uuml;rt yığınların direnci karşısında bir hamle daha yapıp &amp;ldquo;Ya sev ya terk et&amp;rdquo;e uygun olarak, &amp;ldquo;Tek &amp;uuml;lke, tek bayrak, tek dil, tek vatan diyoruz; beğenmeyen bu &amp;uuml;lkeden &amp;ccedil;ekip gitsin!&amp;rdquo; diyerek aklı başında hi&amp;ccedil;bir başbakanın, hi&amp;ccedil; bir kişinin etmeyeceği lafları etti.&lt;br /&gt;Herkes, &amp;ldquo;Başbakan ne diyor, ger&amp;ccedil;ekten bunları s&amp;ouml;ylemiş olabilir mi; sakın basın saptırması olmasın?&amp;rdquo; diye d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;rken; başbakan bir hamle daha yaptı. Barış&amp;ccedil;ıl eylemler yapan k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir Eylem yapan K&amp;uuml;r&amp;nbsp; gen&amp;ccedil;lik grubuna &amp;ldquo;pompalı t&amp;uuml;fek&amp;rdquo;le ateş eden bir esnafa (bu kişinin esnaf olup olmadığı da belli değil) sahip &amp;ccedil;ıktı; vatandaşların kendi g&amp;uuml;venliklerini sağlamak amacıyla silah kullanabileceklerini iddia etti. Bu, silahsız g&amp;ouml;sterici gen&amp;ccedil;leri, &amp;ccedil;ocukları, vatandaşları vurmanın caiz olduğunu ilan etmektir. Bug&amp;uuml;n T&amp;uuml;rkiye&amp;rsquo;nin koşullarında; K&amp;uuml;rtlerin (elbette yerine g&amp;ouml;re iş&amp;ccedil;ilerin, emek&amp;ccedil;ilerin de) en k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k kıpırdanışı karşısında (bir zamanlar ABD&amp;rsquo;de olduğu gibi &amp;ldquo;Vatandaş Birlikleri&amp;rdquo; adı verilen ırk&amp;ccedil;ı faşist &amp;ouml;rg&amp;uuml;tlenme) faşist, ırk&amp;ccedil;ı g&amp;uuml;&amp;ccedil; odaklarının; &amp;ccedil;eşitli t&amp;uuml;rden provokat&amp;ouml;r grupların silahla saldırmasını meşru g&amp;ouml;rmektir ve b&amp;ouml;yle odakların hemen ortaya &amp;ccedil;ıkması i&amp;ccedil;in beklemeye bile gerek yoktur. D&amp;uuml;n&amp;uuml;n lin&amp;ccedil;&amp;ccedil;ilerinin silahlanması yeterlidir!&lt;br /&gt;Bir &amp;uuml;lkenin başbakanı; yani &amp;uuml;lkedeki herkesin can emniyetinden sorumlu olması gereken başbakan, vatandaşa; &amp;ldquo;kendini kendin savun, bunun i&amp;ccedil;in gerekli g&amp;ouml;r&amp;uuml;yorsan silah al ve silahla savun!&amp;rdquo; diyorsa, artık s&amp;ouml;ylenecek bir s&amp;ouml;z kalmamış demiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

<item>
<title>2009 BÜTÇESİ FAİZ ÖDEME BÜTÇESİ</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1545</link>
<description>İş&amp;ccedil;i ve emek&amp;ccedil;ilerin&amp;nbsp; unutulduğu yerli ve yabancı tekellerin cebini doldurmayı, bor&amp;ccedil; faiz &amp;ouml;demeyi ama&amp;ccedil;layan 2009 b&amp;uuml;t&amp;ccedil;esi a&amp;ccedil;ıklandı. K&amp;uuml;resel mali kriz g&amp;ouml;lgesinde hazırlanan ve mart ayında yapılacak yerel se&amp;ccedil;imin de g&amp;ouml;zetildiği 2009 mali yılı b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e b&amp;uuml;y&amp;uuml;kl&amp;uuml;ğ&amp;uuml; 262 milyar YTL olarak belirlendi. 2009 mali yılı genel b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e &amp;ouml;denekleri toplamı 257 milyar 634.7 milyon YTL olarak belirlendi. Kuşku yok ki,b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e &amp;ouml;deneklerinden en b&amp;uuml;y&amp;uuml;k pay, 58 milyar YTL ile yine faiz &amp;ouml;demelerine ayrıldı. Bu rakam, bir yılda eğitime ayrılan miktarın 2 katından fazla; sağlığa ayrılan payın ise yaklaşık 5 katına denk geliyor. Yine&amp;nbsp; b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e gelirlerinin 220.6 milyar YTL&amp;rsquo;si vergiden elde edilecek. Bunun y&amp;uuml;zde 66.5&amp;rsquo;i ise dolaylı vergilerden karşılanacak. Yani 2009 b&amp;uuml;t&amp;ccedil;esi geliri esas olarak vergi ve zamlarla iş&amp;ccedil;iler ve emek&amp;ccedil;ilerden karşılanacak, yerli ve yabancı tekeller bor&amp;ccedil; faizi olarak aktarılacaktır. &lt;br /&gt;2009 yılında genel b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e gelirleri 244 milyar 170.9 milyon, &amp;ouml;zel b&amp;uuml;t&amp;ccedil;eli idarelerin gelirleri 3 milyar 877.6 milyonu &amp;ouml;z gelir, 12 milyar 632 milyonu Hazine yardımı olmak &amp;uuml;zere 16 milyar 509.7 milyon, d&amp;uuml;zenleyici ve denetleyici kurumların gelirleri de 1 milyar 923.6 milyon YTL olarak &amp;ouml;ng&amp;ouml;r&amp;uuml;ld&amp;uuml;.&lt;br /&gt;Buna g&amp;ouml;re, merkezi y&amp;ouml;netim toplam b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e harcamaları, Hazine yardımları ve gelirden alınan paylar hari&amp;ccedil; olmak &amp;uuml;zere 262 milyar 110.4 milyon YTL olarak belirlendi.&lt;br /&gt;Merkezi y&amp;ouml;netim b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e gelirleri de 248 milyar 48.5 milyon YTL olarak hedeflendi. Buna g&amp;ouml;re 2009 i&amp;ccedil;in 14 milyar 61.9 milyon YTL b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e a&amp;ccedil;ığı &amp;ouml;ng&amp;ouml;r&amp;uuml;ld&amp;uuml;.&lt;br /&gt;2008 yılı merkezi y&amp;ouml;netim b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e başlangı&amp;ccedil; hedeflerine g&amp;ouml;re b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e &amp;ouml;deneği y&amp;uuml;zde 17.7 artırılırken, b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e geliri hedefi y&amp;uuml;zde 21.2 b&amp;uuml;y&amp;uuml;t&amp;uuml;ld&amp;uuml;.&lt;br /&gt;2009 yılında genel b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e gelirlerinin y&amp;uuml;zde 90 oranındaki 220 milyar 602.9 milyon YTL&amp;rsquo;lik b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;n&amp;uuml;n vergi yoluyla emek&amp;ccedil;ilerden&amp;nbsp; tahsil edilmesi hedefleniyor. Teşebb&amp;uuml;s ve m&amp;uuml;lkiyet gelirlerinin 7 milyar 382.9 milyon, bağış ve yardımlar ile &amp;ouml;zel gelirlerin 944.1 milyon, faiz, pay ve cezaların 21 milyar 172.6 milyon, sermaye gelirlerinin 13 milyar 141.3 milyon YTL olması, b&amp;ouml;ylece br&amp;uuml;t 263 milyar 243.7 milyon YTL&amp;rsquo;ye ulaşacak genel b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e vergi gelirlerinin 19 milyar 72.8 milyon YTL&amp;rsquo;lik red ve iadeden sonra net 244 milyar 170.9 milyon YTL olması &amp;ouml;ng&amp;ouml;r&amp;uuml;ld&amp;uuml;.&lt;br /&gt;2009 yılında &amp;ouml;ng&amp;ouml;r&amp;uuml;len vergi gelirlerinin 69 milyar 209.6 milyon YTL&amp;rsquo;si gelir ve kazan&amp;ccedil; &amp;uuml;zerinden, 4 milyar 895.3 milyonu da m&amp;uuml;lkiyet &amp;uuml;zerinden olmak &amp;uuml;zere toplam 74 milyar 104.9 milyon YTL&amp;rsquo;lik b&amp;ouml;l&amp;uuml;m&amp;uuml;n&amp;uuml; doğrudan vergiler oluşturuyor.&lt;br /&gt;Dahilde alınan mal ve hizmet vergileri, dış ticaret ve işlemlerinden alınan vergiler ile damga vergisi, har&amp;ccedil;lar gibi dolaylı vergi kalemlerinden beklenen tahsilat ise 146 milyar 435.9 milyon YTL&amp;rsquo;ye ulaşıyor. Buna g&amp;ouml;re gelecek yıl toplam vergi gelirinin y&amp;uuml;zde 66.5&amp;rsquo;i dolaylı vergi kalemlerinden bekleniyor.&lt;br /&gt;Buna karşılık 2009&amp;rsquo;da 58 milyar YTL faiz &amp;ouml;deyecek. B&amp;uuml;t&amp;ccedil;e b&amp;uuml;y&amp;uuml;kl&amp;uuml;ğ&amp;uuml;n&amp;uuml;n y&amp;uuml;zde 22.1&amp;rsquo;i, yani b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e gelirlerinin y&amp;uuml;zde 23.4&amp;rsquo;&amp;uuml; faize gidecek. &lt;br /&gt;2009 mali yılı b&amp;uuml;t&amp;ccedil;e b&amp;uuml;y&amp;uuml;kl&amp;uuml;kleri ile birlikte temel makro ekonomik g&amp;ouml;stergelere ilişkin hedefler de belirlendi. Buna g&amp;ouml;re gayri safi yurt i&amp;ccedil;i hasılanın (GSYH) bu yılın t&amp;uuml;m&amp;uuml;nde cari fiyatlarla 994 milyar 315 milyon, sabit fiyatlarla y&amp;uuml;zde 4 olacağı tahmin ediliyor. GSYH&amp;rsquo; nin gelecek yıl cari fiyatlarla 1 trilyon 111 milyar 438 milyon YTY&amp;rsquo; ye ulaşması hedeflenirken, sabit fiyatlarla b&amp;uuml;y&amp;uuml;me oranının y&amp;uuml;zde 4&amp;rsquo;le aynı d&amp;uuml;zeyde ger&amp;ccedil;ekleşeceği &amp;ouml;ng&amp;ouml;r&amp;uuml;l&amp;uuml;yor.&lt;br /&gt;Toplam yurt i&amp;ccedil;i talebin 2009&amp;rsquo;da cari fiyatlarla 1 trilyon 175.4 milyar YTL&amp;rsquo; ye, sabit sermaye yatırımlarının da 242.4 milyar YTL&amp;rsquo; ye ulaşacağı tahmin ediliyor. Sabit fiyatlarla yurt i&amp;ccedil;i talepte y&amp;uuml;zde 4, sabit sermaye yatırımlarında y&amp;uuml;zde 5 b&amp;uuml;y&amp;uuml;me bekleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

<item>
<title>TERÖRÜ KIŞKIRTAN DEVLETİN KENDİSİ</title>
<link>http://www.halkinbirligi.net/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=1544</link>
<description>AKP h&amp;uuml;k&amp;uuml;metinin başbakanı ve faşist gerici g&amp;uuml;&amp;ccedil;ler&amp;nbsp; ağız birliği i&amp;ccedil;inde K&amp;uuml;rt halkının haklı ve meşru demokratik&amp;nbsp; tepkilerini &amp;ldquo; ter&amp;ouml;r&amp;uuml; tırmandırma &amp;ldquo; olarak g&amp;ouml;stererek K&amp;uuml;rt emek&amp;ccedil;ilerine y&amp;ouml;nelik saldırıların daha da artırılmasını salık veriyor. Ger&amp;ccedil;ekten de K&amp;uuml;rt emek&amp;ccedil;ileri kendilerine daha fazla faşist baskı ve ter&amp;ouml;r uygulanmasın da zevk mi alıyorlar ki, devletin sınır tanımaz faşist ter&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;nbsp; yoğunlaştırılması i&amp;ccedil;in&amp;nbsp; &amp;ldquo; ter&amp;ouml;r eylemlerine&amp;rdquo;&amp;nbsp; başvuruyorlar.&amp;nbsp; Tam bir komedi yaşanıyor. Başbakan hem kel hem de fodulu oynuyor. Bir yandan devlet gerekeni yapar diyerek, devlet te&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml; kışkırtıp Generallerle elbirliği i&amp;ccedil;in de&amp;nbsp; kirli savaşı boyutlandırılmasın omuz verirken, &amp;ouml;te yandan K&amp;uuml;rt emek&amp;ccedil;ilerinin serhildanını &amp;ldquo;ter&amp;ouml;r&amp;rdquo; olarak g&amp;ouml;stererek, K&amp;uuml;rt halkına y&amp;ouml;nelik faşist gerici saldırıların artırılmasını ve&amp;nbsp; kuşatılmasını salık veriyor. &lt;br /&gt;Hatırlanacağı gibi Ekim ayı i&amp;ccedil;inde&amp;nbsp; Başbakan Erdoğan&amp;rsquo;ın &amp;ouml;nce Diyarbakır, ardından Dersim&amp;rsquo; de protesto edilmesi ve b&amp;ouml;lgenin &amp;ccedil;eşitli kentlerinde yapılan kitlesel eylemliliklerin y&amp;uuml;kseltilmesi ve &amp;ouml;calana y&amp;ouml;nelik k&amp;ouml;t&amp;uuml; muamele ve şiddetin protesto edilmesi, &amp;ldquo;ter&amp;ouml;r&amp;uuml; tırmandırma stratejisi&amp;rdquo;nin bir par&amp;ccedil;asıymış g&amp;ouml;sterildi! Mehmet&amp;ccedil;ik medyanın uşak ruhlu yazar &amp;ccedil;izer takımına bakılırsa son aylarda b&amp;ouml;lgede yaşananlarla ilgili değerlendirmelerine bakılırsa, sanki T&amp;uuml;rkiye de her şey g&amp;uuml;ll&amp;uuml;k g&amp;uuml;listanlık da birileri bu durumu darbelemek i&amp;ccedil;in bilin&amp;ccedil;li bir kargaşa &amp;ccedil;ıkarıyor! Savaş tezkeresinin s&amp;uuml;resini uzatmak, Başbakan Erdoğan&amp;rsquo;ın ifadesiyle &amp;ldquo;demokrasi ve &amp;ouml;zg&amp;uuml;rl&amp;uuml;kten yana olmak&amp;rdquo;; ama tezkereye karşı operasyonların durdurulması ve barış ortamının sağlanması talepleriyle alanlara &amp;ccedil;ıkmak, &amp;ldquo;ter&amp;ouml;r&amp;uuml; tırmandırmak&amp;rdquo; oluyor. S&amp;ouml;ylenenlere bakılırsa, bu &amp;ldquo;ter&amp;ouml;r&amp;uuml; tırmandırma&amp;rdquo; eylemleri arasında &amp;uuml;niversiteli gen&amp;ccedil;lerin anadilde eğitim i&amp;ccedil;in yaptıkları eylemler, esnafın Başbakan&amp;rsquo;ı protesto i&amp;ccedil;in kepenk kapatması ve K&amp;uuml;rtlerin uzun bir s&amp;uuml;re tarafsız kalmakla eleştirildikleri &amp;lsquo;Ergenekon&amp;rsquo;a karşı yapılan mitingler de yer alıyor. &lt;br /&gt;Yaşanan olaylarla ilgili yapılan değerlendirmelerde &amp;ouml;ne &amp;ccedil;ıkan ve &amp;ccedil;ok&amp;ccedil;a tartışılan konulardan biri, eylemlerde &amp;ldquo;&amp;ccedil;ocukların kullanılması&amp;rdquo;&amp;hellip; Hatırlanırsa 2006&amp;rsquo;daki 28 Mart olaylarında da aynı tartışma yapılmış ve Başbakan Erdoğan&amp;rsquo;ın &amp;ldquo;&amp;Ccedil;ocuk da olsa, kadın da olsa gereken yapılacak&amp;rdquo; a&amp;ccedil;ıklamasıyla hatırlanan bu olaylarda, 5&amp;rsquo;i &amp;ccedil;ocuk 10 kişi yaşamını yitirmişti. Şimdi bir d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;n, resmi a&amp;ccedil;ıklamalara g&amp;ouml;re 25 yıldır s&amp;uuml;ren &amp;ccedil;atışmalarda &amp;ccedil;oğu &amp;ldquo;ter&amp;ouml;r &amp;ouml;rg&amp;uuml;t&amp;uuml; mensubu&amp;rdquo; 40 bine yakın kişi yaşamını yitirmiş ( bug&amp;uuml;n dağlardaki PKK&amp;rsquo; li sayısının 6 bin civarında olduğu tahmin ediliyor), 4 bin yerleşim birimi boşaltılmış, milyonlarca kişi evinden yurdundan s&amp;uuml;r&amp;uuml;lm&amp;uuml;ş. İşte ya k&amp;ouml;y&amp;uuml;nde, ya mahallesinde PKK&amp;rsquo; ye katılmış bir yakını bulunan, kentin &amp;lsquo;g&amp;ouml;&amp;ccedil; mahalleleri&amp;rsquo;nde a&amp;ccedil;lık ve yoksulluk i&amp;ccedil;inde yaşayan ve &amp;uuml;stelik her g&amp;uuml;n &amp;uuml;zerlerinden dağlardaki yakınlarına bomba atmak &amp;uuml;zere havalanan u&amp;ccedil;aklar kalkan bir kentte yaşayan &amp;ccedil;ocukların &amp;ldquo;kullanılması&amp;rdquo; s&amp;ouml;z konusu edilen. Savaş koşullarında, başta anadilde eğitim olmak &amp;uuml;zere her t&amp;uuml;rl&amp;uuml; demokratik haktan yoksun ve a&amp;ccedil;lık-yoksulluk i&amp;ccedil;inde b&amp;uuml;y&amp;uuml;yen bu &amp;ccedil;ocukların, uygulanan politikalara karşı tepkinin bir par&amp;ccedil;ası haline gelmesi anlaşılmaz bir durum mudur? &amp;Ccedil;ocukların kullanıldığını kabul edelim. Peki, &amp;ccedil;ocukların kullanıldığı eleştirilerini yapanlar, &amp;ldquo;&amp;ccedil;ocukların kullanılmasına ortam sağlayan&amp;rdquo; savaş ve yoksulluk koşullarının değiştirilmesi i&amp;ccedil;in ne yapmaktadır? Koca bir hi&amp;ccedil;... Aslında haklarını yemeyelim, eylemlere katılan &amp;ccedil;ocuklar i&amp;ccedil;in Başbakan&amp;rsquo;ın talimatıyla &amp;lsquo;gereğini&amp;rsquo; yapıyorlar: Diyarbakır&amp;rsquo;da yaşanan son olaylarla ilgili tutuklanan 38 kişinin 23&amp;rsquo;&amp;uuml; ve Mardin&amp;rsquo;de tutuklanan 12 kişinin 3&amp;rsquo;&amp;uuml; &amp;ccedil;ocuk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;</description>
</item>

</channel>
</rss>