AKPNİN ÇETELERE KARŞI MÜCADELE YALANI
BAŞARININ YOLU ÖRGÜTLENMEKTEN GEÇİYOR ..!
Bilindiği üzere örgüt kendi içinde ilkeleri-kuralları olan ve belirli bir amaca ulaşmak için oluşturulan istikrarlı insan topluluklarıdır. İnsan amaçsız olamayacağı için, insanın yaşamı da örgütsüz olamaz. Zaten insanlığa geçiş olayı, insanın toplum yaşamına ve örgütlenmesine geçişi demektir. Toplum yaşamına geçmenin temel gerekçesi insanın kendi yaşam olanaklarını yaratması, yani üretim faaliyetidir. Örgütlenme bunun en doğal gereğidir.
6 MAYISIN DEVRİMCİ GELENEĞİ SÜRÜYOR DENİZ YUSUF HÜSEYİN KAVGAMIZDA YAŞIYOR
Ankara’da 1972 6 Mayısı şafağında faşizm THKO’nun önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı darağacına çekerek katletti. 12 Mart faşist diktatörlüğü, emekçilere gözdağı vermek ve devrimci halk hareketinden intikam almak için Deniz’i, Yusuf’u ve Hüseyin’i ipe çekti. Deniz Gezmiş ve yoldaşlarının Ankara’da ipe çekilmesinin üzerinde 29.yıl geçmesine karşın On’ların kaldırmış olduğu devrim bayrağı hep yukarılarda dalgalanırken, On’ları ipe gönderenler bin kez lanetle anılmaktadırlar.
SİYONİZM, ANTİ-SEMİTİZM VE BİR “MUGALATA” ÜZERİNE..!
“Kişi ancak kalbiyle görür.
Göz hiçbir şeyin özünü göremez.”[1]
Yıl 1975 ya da 1976 olmalı; Paris’te bir grup Türkiyeli devrimci öğrenciyiz. Aklımız ve yüreğimiz, bir yanıyla yükselen devrimci hareketin devlet destekli faşist çeteler eliyle kırılmaya çalışıldığı memlekette; bir yanıyla da hem yaşadığımız ülkedeki devrimci mücadelelerin içinde yer almaya, hem de Türkiye’deki devrimci/sosyalist hareketle dayanışma sağlamaya çabalıyoruz. Türkiyeli işçileri Fransız emek hareketi içerisinde örgütlemeye çalışıyoruz, örneğin.
25 KASIMDA KADINA YÖNELİK ŞİDDET TACİZ TECAVÜZ VE KÖLELEŞTİRMEYE KARŞI MÜCADELEYE BAYRAĞINI YÜKSELİM..!
25 KASIMDA KADINA YÖNELİK ŞİDDET TACİZ TECAVÜZ VE KÖLELEŞTİRMEYE KARŞI MÜCADELEYE BAYRAĞINI YÜKSELİM..!
Dünyanın dört bir yanında kadınları baskı ve şiddete altında tutup, katleden, aşağılayan ve kölece yaşama zorlayan, emperyalist kapitalist sisteme karşı mücadele eden, emekçi kadınların eşitlik ve özgürlük yürüyüşüyle omuz omuza olduğumuzu açıklıyor ve 25 Kasım KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜNÜ SELAMLIYORUZ
6 MAYISIN DEVRİMCİ RUHU YAŞIYOR
Kavgalarını Örnek Alacak ve Anılarını Zafere Dek Yaşatacağız..!
6 MAYISIN DEVRİMCİ RUHU YAŞIYOR
6 Mayıs 1972 Türkiye halkının üç yiğit evladı Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’(THKO)nun kurucu önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın faşist cellatlarca idam edildiği gündür. O günden bu güne 42. yıl geçmesine karşın Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in devrimci anıları yükselirken, faşist diktatörlüğe karşı, işçi ve emekçilerin nefretti büyüdü. Faşist cellatlar, kendilerince bu üç devrimci önderi idam ederek, işçilere, emekçilere ve devrimcilere gözdağı vermeyi ve korku salmayı amaçlıyorlardı. Ama silahları geri tepti. Yok etmeye çalıştıkları kararlı ve devrimci önderlik ruhu, güçlü bir kuvvet olarak faşistleri ve gericileri titretiyor. Onların bıraktığı bu kararlı ve ölümü gülerek kucaklayan devrimci ruh, bugün devrimci bilince dönüştü, dönüşüyor.
SEÇİM ÇARE DEĞİL KURTULUŞ DEVRİMDE..!İŞÇİLERİ EMEKÇİLERİ DEVRİMCİ VE SOSYALİSTLERİ CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE HDP ADAYI SELAHATTİN DEMİRTAŞ DESTEK OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ..!
10 Ağustosta Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. Seçimlerde AKP adayı Erdoğan Çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ve HDP adayı Selahattin Demirtaş yarışacak. Her iki adaylardan Erdoğan ve İhsanoğlu arasında temel ilişkin herhangi bir fark olmadığı bir gerçektir.
İşçilerin, emekçilerin ve ezilen ve sömürülenlerin çıkarlarını savunan, demokrasi-özgürlük ve halkaların kardeşliği belgisi savunarak, kurulu sisteme dokunan, devrimci olanakları genişleten bir hatta duran HDP adayı Selahattin Demirtaş’ın desteklenmesi ve emekçilerin ve Kütlerin birleşik savaşımının büyütülmesi gerekiyor.
Senden Ne Varsa Bizimle Yaşayacak: Sen Gittin Ama Kavgan Sürecek Fahri Yoldaş..!
Uzaklardan denizin uğultusu geliyor. Kar yağmur yağıyor, yoksul yaşamımızın ve zamanın üzerine. “ Bulutlar bugün yine çok sinirli ” diyor havaya bakan bir yoldaş. Ağaçlar oradan oraya savruluyor, zemheri yoksulları üşütüyor. Arada sırada bir yıldız ışıldayıp geçiyor başımızın üzerinden ansızın. Pencerenin kıyısında durmuşuz geceyi içimize çekmekteyiz usulca. Ve ölüm üstüne düşünmekteyiz.
ÖLÜMÜNÜN 10.YILINDA YENİ KADIN NECLA YOLDAŞI ANIYORUZ…!
"...Abartılmış duygulanma yerine disiplin;
boyun eğme ve kişiliksizlik yerine özgürlük
ve bağımsızlığa değer verme; sevdiğı erkeğin
görüntüsüne girmek ve onu yansıtmak için saf
çabalar yerine kendi bireyini kanıtlama; iki yüzlü
temizlik maskesi yerine yeryüzü sevinçlerindeki
haklarını isteme; sonunda aşk hikayelerini yaşam
içinde sinırlı bir yere koyma; yeni kadının uğraşları
bunlardır. Önümüzde duran, erkeğin gölgesindeki
dişi değil, kendin de bir kişilik olan YENİ KADIN'dır."
( Marksizm ve Cinsel Devrim)
DOKUNULMAZLIK TERÖRÜNE KARŞI HALKLARIN DİRENİŞİYLE KARŞI DURALIM..!
7 Haziran 2015 seçiminin sonuçlarını tanımayan ve değiştirmek için savaşı tırmandıran Erdoğan’ın önderliğindeki Saray yönetimi dokunulmazlıkları kaldırarak ve engel olarak gördüğü HDP’yi parlamento dışına iterek, başkanlık rejimin önündeki engelleri birer birer kaldırarak faşist Hitler rejimi kurmak istiyor. Zaten fiili olarak uygulanan Erdoğan’ın faşist şeflik rejiminin önündeki engeller, dokunulmazlıklar kaldırılıp HDP meclis dışına itilerek, Saray darbesine yasallık peçesi geçirilmek isteniyor.
GÜNEY KÜRDİSTAN YÖNETİMİNİN İHANETİDE SÖKMEYECEK..!
Güney Kürdistan’ın Özerk yönetimi TC devletinin bir yandan Kandilde PKK üslerini vurup bölgeyi temizle saldırılarını sürdürüp, Kuzey Kürdistan da katliamlara devam ederken, öte yandan İrak’ın içine kadar TC ordularının gelmesini ön ayak olarak Musul’un IŞİD işgalinde kurtuluşun operasyonunda PKK ve YPG’nin önünü kesme amacıyla TC devleti-KDP’nin işbirliğini derinleştirildiği görülüyor.
HALKLARIN EŞİTLİĞİ ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN NEWROZ PİROZ BE…!
Ortadoğu ve Kürt emekçileri dört bir yandan emperyalistlerin ve uşaklarının kuşatması altında özgürlük ateşini harlayarak Newroz bayramını karşılıyorlar. Sömürüye, baskı ve zulme karşı başkaldırı, silkinip ayağa kalma günü olarak kutlana gelen 2015 Yenigün-Newroz bayramı, Kürt halkının özgürlük direnişi, TC devleti-AKP hükümetinin Kürt sorununda çözüm yalanları ve manevralarla oyalayarak teslim alma dayatmalarını ve gerici teslimiyetçi barış tuzaklarını kitlesel eylemlerle boşa çıkararak bugünlere geldi. Bunun için Newroz bayramı bütün işçi ve emekçilerce enternasyonalist bir ruh içinde, her yerde kutlanıp halkların kardeşliği ve özgürlüğü belgisi yükseltilmelidir..
Tanrı adına halkların kullaştırıldığı ve kralların tanrılaştırıldığı, iki nehrin ortasında, Kürtlerin ülkesinde yaşanır Newroz efsanesi. Bir kral vardır 2600 yıl önce; tanrılaşmak isteyen. Bir kral vardır zalim ve zorba, bir özgürlük savaşçısı vardır, Demirci Kawa, zulmü yere çalıp önlüğü özgürlük bayrağı yapan.
İBRAHİM KAYPAKKAYA YOLDAŞ NEZDİNDE KOMÜNİST HAREKETİ DOĞRU ANLAMAK..!
“Tarihi doğru okumak, geleceğe emin adımlar yürümenin zeminidir.”
Tarihsel süreçle bugüne iletilmeyen ilgiye değmeyendir. Tarihimize, varlığımızın kendiliğinden bilinciyle bakmamız yetmiyor. Tarihimizi kurmak gerekiyor. Bu, tarih bilincinin nedeni ve sonucudur
İŞÇİLERİ EMEKÇİLERİ DEVRİMCİLERİ SOSYALİSTLERİ SEÇİMLERDE HDP’Yİ DESTEKLEMEYE ÇAĞIRIYORUZ…!
SEÇİM ÇAĞRISI:
Faşist Dinci Gerici Kuşatmayı Yarmak Eşitlik Özgürlük İstemlerini Bayraklaştırmak Halkların Kardeşliğini Sağlamak Emekçilerin Alternatifsiz Olmadığını Göstermek İçin: İŞÇİLERİ EMEKÇİLERİ DEVRİMCİLERİ SOSYALİSTLERİ SEÇİMLERDE HDP’Yİ DESTEKLEMEYE ÇAĞIRIYORUZ…!
7 Haziranda parlamento seçimleri yapılacak. Seçimlerde bir yandan sistemi ayakta tutmaya çalışan, sistemin temellerine dokunmayan, faşistinden dincisine sosyal-demokratın da gericisine AKP-MHP-CHP-SP-BBP gibi partiler, öte yandan ise burjuva kapitalist düzene öylede yada böylede olsa dokunan , demokrasi, özgürlük ve halkların kardeşleşmesinin önünü açacak olan HDP.
“KRAL ÇIPLAK” DİYE HAYKIRAN YENİ KAPILILAR’A BORÇLUYUZ…!
TEMEL DEMİRER
İnsanlar vardır;
Gelip geçerler hayatlarımızdan...
Kimi depremlerle gider,
Kimi fırtınalarla...
Ben kalanlardan yanayım...
Gitmeyenlerin sadakatini ve sabrını severim,
Sarılıp bırakmayanların sıcaklığını...”[2]
Şu an konuşmak kolay değil; sözcükler, duygu ve düşüncelerimin imdadına yetişmeli; yoksa vay hâlime!
Söze nasıl başlamalıyım?
En iyisi, içimden geldiği gibi, protokole ya da alışılmışlara aldırmadansalondaki kalabalığa değil; sizlerle seslenmek istiyorum Yeni Kapılılar, isteyenler de kulak kesilip dinlesin bizi…
|