Ali Toprak’ı kaybettik: Ölüm Adın Kalleş Olsun..!

“Gider gider nice koç yiğitler gider,

Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir,

Ey mavi gök !

Ey yağız yer bilesin ki,

Yüreğimiz kabımıza sığmamakta

Örsle çekiç arasında yoğrulduk

Hıncımız derya gibi yoğrulmakta

İbrahim Kaypakkaya”

Ölüm haberin erken düştü haber portallarına. Aliyi Toprak’ı kaybetmek; yani bir daha “merhaba” diyememek, ne acıdır. Hani özgürlük rüzgarı olacak eseceğiz ülkemin her yerinde diyen şairin şiiri;, “ O lacivert ülkeye/ o üzünç denizine”. Kaç zulüm tükettik, kaç kavga çoğalttık kim bilir ?

Sevgili yoldaş Ali, sen hep O düşlerinin ucunu bırakmayanlardandın. Hani; inançları mevsimlik olmayanlardan, hani; emekçi alınterini mücadeleye katık edebilenlerden, hani; acılarla örselense de yüreği, gürültüsüzce türküye katılmayı becerebilenlerdendin. Hayatın emekçisiydin. Hayattan epeyce alacağın vardı . Kolayına teslim olmadın o yüzden ölüme hep cepheden karşı durdun. Direndin de direndin, hiç karanlık bulaşmamış ellerinle sıkıca tutundun yaşama.. Onun için mi “sığınaktı” senin son mekanının adı? Sonra parmak uçlarından kayıp. Ölümdü bu, hastalıkla uzlaşmadan Hani; içerde de dışarda da, vuruşurken de, hasta yatarken de, ölüme kafa tutmayı bilenlerden birinin gidişiydi seninkisi.…

Uzun yıllar TKP-ML Hareketi davasında yargılanıp zindanlarda yatan ve Ankara da Emeğin Bayrağı temsilciliğini üstlenip mücadeleyi ileriye taşımaya çalışan, 12 eylül işkencehanelerin de devrimci direngen bir hatta yürüyen Ali Toprak’ı kahrolası kanser hastalığında 02-10-2021 tarihinde Balkesirin Altınoluk yerleşkesinde yitirdik. Yaşama 23 Ağustos 1958 yılında Kayserinin Sarız İlçesinin Sancakagil Köyünde merhaba dedi. Kürt Alevi yoksul bir aile çocuğu olması yükselen devrimci mücadelede hızla etkilenerek örgütlü savaşımın militanları arasında yer almasını koşulladı. 70’li yıllar Kayseri de faşist gericiliğin etkin olduğu bir kent olması nedeniyle , hem okumuş olduğu Kayseri Sümer lisesinde ve hem de diğer orta-oğrenim okullarında militan duruşuyla gençlik mücadelesinin öncüleri içinde yer aldı. Okulu bittiğinde tereddüt duymadan tüm yaşamını devrimci savaşıma adayarak, profesyonel devrimci olarak kavgayı büyütmeye ve anti-faşist mücadelenin görevlerini yerine getirmeye çalıştı. Kayseri de bir kaç semtte etkin olan devrimci örgütlenmeyi geliştirip pekiştirmek hedefiyle daha sıkıca çalıştı. Nerede kitleler var Ali oraya koştu , sakinliği, sürekli pozitif yaklaşımı ve her daima gülen gözleriyle gittiği yere yoldaşlık sıcaklığını taşıdı. Zor koşullarda TKP-ML Hareketini geliştirip-güçlendirmekte yapması gereken fedakarlıkları yerine getirmekten asla geri durmadı. Liseye kadar eğitimine devam edebildi. Bundan sonrası tüm yaşamını devrim ve sosyalizmin başarısına ve emekçilerin kurtuluşuna adadı. 12 eylül faşist darbesinin ön gününde Kayseri de yakalandı ve aylar süren ağır işkencelere maruz kaldı. İşkencede dik duruşuyla hem işkencecileri yendi ve hem de yoldaşlarına moral kaynağı oldu. Ali yoldaş işkencedeki bu devrimci direngen tutumunu zindanlarda ihanet dayatmasına karşı da sürdürdü. Uzun yıllar zindanlarda yatan Ali yoldaş tahliye olduğunda ailesinin değil, örgütünün yanına koştu. Ali yoldaş tahliye olduğunda örgütlü çalışmaların başına koştu.

Değil mi ki dünyayı değiştirmektir muradımız, dünyanın her kilometre karesinde yoldaşlarımız- dostlarımız vardır, tıpkı düşmanlarımızın olduğu gibi. Biz gücümüzü yalnız olmayışımızdan alırız. Bu yaşanılacak, bu yaşanılası, bu yaşaması zor burjuva kapitalist dünyada, tek başına direnirken de çoğalmak ve kederli olmamak bize hastır bu yüzden. Ahmet Arifçe söylersek; bize hastır; tek başına, ölüme bir adım kala, tek başına zindanda yatarken de asla yalnız kalmamak. Bu yüzden; ne pusularda katledilmeler ne işkenceler, ne sokak infazları, ne tecrit söker bize, ne hücre, ne ölüm evi ,ve ne zulümler…

Kötüsü yalnız olmaktır, kötüsü kendini yalnız duymak. Bu nedenle koca Nazım; “ ölüm kendinden önce bana yalnızlığını yolladı ” diye yazmıştır. Yalnızlık tekeller çağında kapitalist yabancılaşmanın yarattığı has duygudur. Bu yüzden uzaktır devrimciden, bu yüzden ölümü anımsatır. Bu yüzden ölürken bile çoğalmayı biliriz biz. Yoldaş; ekmeğini paylaşan demektir birçok dilde, ortakça bölüşen. Bu yüzden kendimizi yalnız bilmeyiz asla.

Her devrimci bilir yalnızlığın ölüm olduğunu. Umudu tükenirse yalnız duyar kendini insan. Yüreğindeki barikatları çoğaltırsa yalnızdır devrimci. Bir de olura, olmaz demeyelim; yoldaş sıcaklığından mahrum kalırsa, yalnızlık üstüne üstüne iner devrimcinin. Bu akşam bütün türkülerde ölüm hüznü. Çatışarak ölümsüzler ordusuna katıldığın sığınak bir başına gidenleyim. Bu akşam, ne söylesem senin için bir eksik bu yüzden. Ve kendime sığamadığım, kendine sığamayan bir üzünç denizi bu akşam yaşamak.

“ Örgütün vermiş olduğu her görevi büyük küçük demeden yerine getirmeye çalışan Ali yoldaş. 90’ı yıllarda Ankara da Emeğin Bayrağı temsilcisi olarak sorumluluk üstelendi. Ankara polisinin “ sizi burada geliştirmeyeceğiz” sözlerine, siz ne yapsanız da biz Ankarayı devrimci irademizle kuşatacağız, buna kimse engel olamayacak” sözleriyle yanıt verdi. Ankara da legal alanda çalışmaların toparlanmasında önemli rol oynadı. Uzun işkenceler ve açlık grevlerinin bünyesinde yarattığı tahribat kahrolası kanser hastalığına yakalanmasına neden oldu. Kanser hastalığı hızlı bir şekilde yayılarak 02-102021 tarihinde ölümsüzler ordusuna katıldı.

Az sonra ölecekmişiz ne gam/ bin ömür yaşadık biz/ ve üstelik/ Omuzlarında yoldaşların/ bayrağımızla gömüleceğiz” diyordu şair, yangına durmuş bir gecede. Üstümüze yürüyen o duygusuz sağır düşmanların getirdiği ölüm değildir ürkütücü olan. Ölümü namluya sürüp fırlamak bir gelenek olmuştur bu coğrafyada. Ölümü ölümsüzleşerek yenmenin kitleselleştiği bir coğrafyadayız.. “Bu kaçıncı anlam değişmesidir ölümün/ Yüzümüz hangi hüznün coğrafyası tarihte/ Sessizliğe tutsak değil artık mezarlıklar/ Yeraltında ölümü utandıran yürekler var” diyor şair, öyledir. Kendi payına ölmenin aşıldığı yerdeyiz.

Ali Toprak yoldaşı sınırsız ve sınıfsız bir dünya yaratma mücadelemizde daima anacak, onun yarım bıraktıklarını tamamlamada, devrim ve sosyalizmin zaferi için, inatla ve ısrarla mücadele edeceğimize söz veriyoruz.

Devrimciler Ölür Devrim Davası Sürer..!

Ali Toprak Yoldaş Ölümsüzdür..!

02-10-2021 HALKIN BİRLİĞİ