19 Mart Direnişini Ezmede İşkence Devrede..!

Zaten eskiden beri var olan işkence uygulaması Saray iktidarının  sarsılması ve kitle eylemlerinin yayılıp gelişmesinin ardında daha bir sistemli hale geldi. İşkenceye sıfır tolerans yalanıyla Saray faşizmi işkence ve zulmü gizlemeye çalışıyor. En basit basın açıklamasında bile polis coplu, gazlı, plastik mermili işkence araçlarının yanında gözaltına alınan eylemcilere sokakta ve  polis araçlarında ve  sorgu merkezlerinde işkenceye  başvurdukları bir sır değildir. 19 Mart direnişinin ardında polis vahşice saldırıya geçip, gençlere işkence yaptıkları avukat görüşmelerinde tespit edildi. İşkence yalnız polis merkezlerinde değil, zindanlarda da devam etti.
İşkenceler, dünyanın hiçbir ülkesinde görülmedik bir vahşetle, gözaltına almanın doğal bir gereği imişçesine son derece yaygın bir şekilde uygulanıyor. Saray faşist diktatörlüğün militarist güçlerince gözaltına alınan herkese sırf eziyet olsun diye, korkulup sindirilmek amacıyla işkence yapıyorlar. Bugün Türkiye’de faşist diktatörlük Orta Çağlın engisizyon
papazlarını. işkence konusunda aratmaz hale gelmiştir.
Faşist Saray rejiminin insan haklarını hiç umursamadığı verileriyle ortada duruyor “Terörsüz Türkiye” diye kolları sıvayan Erdoğan ve şürekası daha ilk adımdan itibaren insan haklarını büyük bir pervasızlıkla çiğnemişlerdir. Yüzyıllar boyu tüm dünyada süregelen uygulamalarla evrensellik kazanmış en temel insan hakları, sözgelimi seyahat özgürlüğü, konut dokunulmazlığı, haberleşme özgürlüğü, kişi dokunulmazlığı, söz ve düşünce özgürlüğü vb. hakları Saray faşizminin despotizmi sonucu büyük yaralar almışlardır. Erdoğan ve onların hempaları özellikle insanın en temel hakkı olan yaşama hakkına nasıl hiç değer vermediklerini, tüm yurt sathında uyguladıkları terörle göstermişlerdir. Artık faşist katliamları Saray iktidarınca  düpedüz devlet te-
rörü almıştır. Her gün birkaç kişi -Saray rejiminde gözaltına alınıp zindana kapatılmaktadır.  Sürek avındaymışcasına insan hayatını hiçe sayarak,
suçlu suçsuz önüne geleni gözaltına alıp zindana atmaktadır., İşkenceyİ de aynı barbarlıkla uygulamaktadırlar. Bir başka deyişle, saray faşizmi-
muhaliflere ve 19 Mart direnişçilerine adeta bir av hayvanı  bir canavarlıkla işkence etmektedirler. Çünkü 19 Mart sivil darbenin  hemen sonra gözaltına alınanlara sitemli işkence yapılmıştır. 
Bu nokta çok, endişe vericidir. Çünkü 19 Mart direnişinde sokağa çıkan emekçiler ve gençler sırf eyleme katıldıklarından dolayı  işkenceyi maruz kalmışlardır
Üstelik söz konusu kişiler kırıp dökmeden  sokak eylemlerine katılıp omuz vermişlerdir.
19 Mart direnişi, faşist diktatörlüğün emekçi halkların da acımasız düşmanı olduğunu ortaya koymakta, onun şoven-milliyetçi gaddarlığını sergilemektedir.
Faşist Şeflik rejimi  gözü düşmüşçesine muhalifleri gözaltına almakta : Resmi “operasyon” adı altında sürek avlarıyla ve işkencelerle. 

 Faşist Saray rejiminin  gözünü kan bürümüştür. Halklara zulüm yapan despotların akıttıkları kanda boğuldukları, tarihin örneğini pek sık görüldüğü olgulardandır. Faşist Saray rejimi  bir yandan ‘demokra’siyi rayına oturtma” masallarıyla kitleleri oyalarken, öte yandan da koyu bir devlet terörüyle, devrimciler, Kürtler, Aleviler başta   olmak üzere halkın öncülerini ezmek, böylece yığınların anti-faşist mücadelesini bastırmak istemektedir

Ama bütün gaddarlığı boşunadır. Halkların haklı mücadelesini bastırmaya hiç bir despotun gücü yetmemiştir.
Faşist Erdoğan-Bahçeli rejimin faşist baskı ve vahşeti onun sonunu daha da yakınlaştıracaktır. Ve despotlar akıttıkları kanda boğulacaktır.