12 Eylül Faşist Darbesine Birde Babam ve Oğlum Filminin Penceresinden bakmak..!

Belki de 12 eylül faşist darbesini sahici olarak anlatan filmlerin başında gelir Babam ve Olum. Filimi izleyipte o günleri yeniden yaşamayan hemen kimse olmamıştır. Aynı zamanda filimi izleyen kadın olsun erkek olsun gizleri nemlenmeyen hemen kimse kalmamıştır. 2005 yapımı bir Çağan Irmak filmi. Ege’deki çiftlikten gazetecilik okumak için ayrılan Sadık’ın, yıllar sonra oğluyla beraber yeniden çiftliğe dönüşünün, 12 Eylül Darbesi arka planında aktarıldığı filmin senaryosunu da yine Çağan Irmak yazdı. Film, Türkiye’de 3.500.000 izleyici sınırını aştı.

Babam ve Oğlum’da, 12 Eylül darbesinin yıktığı hayatlardan birinde yetişmektedir küçük Deniz. Annesini henüz doğmadan önce 12 eylül faşist darbenin engelleri nedeniyle kaybetmiş, bir gazetede yazar olarak çalışan babası tarafından mütevazi bir evde yetiştirilmiştir. Babası dışında tanıdığı tek bir akrabası bile yoktur. Taki babası Sadık, bir gün Deniz’i şaşırtacak bir haberle gelene kadar… Deniz artık babasıyla birlikte, hiç görmediği dedesinin yanında, küçük bir kasabada yaşayacaktır.

Köye vardıklarında Sadık yıllar önce politik nedenlerle küstüğü ki çoğu devrimci öyle yada böyle Sadık’ın yaşadığını ailesiyle yaşamıştır- küstüğü babasını ilk kez görüyordur. Aralarındaki bu üskünlük kolay kolay geçecek cinsten bir durum değildir. Sadık’ın dönüş sebebini anlamlandıramayan aile bir yandan çok mutluyken diğer yandan tedirgindir de. Zamanla Deniz bu hiç görmediği ailesine alışırken ve her şey düzelmeye başlamışken Sadıkın bakımsız ,ağır baskı, işkence ce yeterli beslenmeden uzak olmanın getirdiği hastalık sonucu ölümü tüm aile ve yakınlarını derinden etkileyecektir.

Aslında son yıllarda sinemanın en gerçekçi ve 12 eylül faşist darbesini yalın bir dille anlatan ı filmlerinden biri olarak kabul gören Babam ve Oğlum filmini faşist darbenin 42.yılında,darbelere karşı örgütlenme ve mücadele etmeyi, hesap sorma bilincini sıcak tutmak için yeniden izleme zamanı.