1 Eylül Barış Gününde Türkiye’nin Bir Çok Kentinde Halk barış İçin Sokağa Çıktı..!

Ülkenin birçok yerinde barış isteyenler, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde eylemler, etkinlikler gerçekleştirdi. Kimi yerlerde OHAL bahanesiyle eylemler yasaklansa da halk barış talebinden vazgeçmedi

izmir

İzmir’de Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği Konak Eski Sümerbank önünde basın açıklaması yaptı. Gündoğdu Meydan’ında planlanan 1 Eylül Mitingi’nin Valilik tarafından OHALbahanesiyle engellenmesi protesto edildi.

Kurumlar adına basın açıklaması okuyan TMMOB İzmir İKK Sözcüsü Melih Yalçın, 1 Eylül 1939 günü Nazilerin Polonya’yı işgaliyle başladığı günün dünya barış günü olarak kabul edildiğini hatırlatarak, geçmişten bu yana emekçilerin ve ezilen halkların savaşa karşı barışı savunduğunu, dünyayı yöneten güçlerin ise savaştan, kan dökmekten, barbarlıktan vazgeçmediğini söyledi. AKP iktidarının yanlış olan Suriye politikasını Cerablus’a yönelik saldırgan girişimiyle derinleştirerek sürdürdüğünü ifade eden Yalçın, “Hâlâ kadınlar, çocuklar, gençler ölüyor, sakat kalıyor, salgın hastalıklar, evsizler, sığınmacılar çoğalıyor. Çağdışı cihatçı IŞİD vb. örgütler en çok kadınların hayatını cehenneme çeviriyor, Ortadoğu halklarına dünyayı dar ediyor” dedi. Türkiye’de 1 Eylül Dünya Barış Gününü kutlayamadıklarını belirten Yalçın, hemen her gün ülkenin dört bir yanında patlayan bombalarla onlarca insanın hayatını kaybettiğini ifada etti.

Kocaeli

Kocaeli’nde Kaymakamlık tarafından yapılan yazılı açıklamayla 1 Eylül yasaklanmıştı. KESK/Eğitim-Sen binasını ablukaya alan polis binadan çıkarak basın açıklaması yapmak isteyenleri gözaltına almakla tehdit etti.

Polisin tehditlerine rağmen basın açıklaması bina içinde yapıldı. Basın açıklamasının ardından binadan toplu olarak çıkılarak polislerin keyfi uygulaması protesto edildi.

Mersin

Mersin’de Özgür Çocuk Parkı’nda buluşan kitle Vedat Türkali’yi andı. Mersin Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği adına DİSK Genel-İş Şube Başkanı Kemal Göksoy konuştu. Göksoy, “1 Eylül’ün Dünya Barış Günü olarak ilan edilmesi üzerinden tam 77 yıl geçmesine rağmen hala ülkemizde ‘kutlu olsun’ diyemiyoruz” dedi. Hemen her gün ülkenin dört bir yanında patlayan bombalarla onlarca insanın hayatını kaybettiğini ve yüzlerce insanın da yaralandığını hatırlatan Göksoy, bir hafta önce Antep’te bir düğüne yapılan bombalı saldırı da çoğu çocuk en az 54 insanın yaşamını yitirdiğini belirtti. “Her yer yanıyor, yüreklerimiz de” diyen Göksoy, barışın iyileştirici gücüne herkesin ihtiyacı olduğunun altını çizerek “Haydi, hep birlikte 1 Eylül’de barış için sesimizi yükseltelim” çağrısında bulundu.

Mersin Kadın İnisiyatifi adına konuşan Havva Avcı, Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın toplumun vicdanı olan kadın ve yazarlarından olduğunu vurgulayarak “Onlarının tutuklanması bu toplumun vicdanının tutuklanmasıdır” ifadelerini kullandı.

Edirne

Edirne’de Emek ve Meslek Örgütleri Platformu’nun çağrısıyla Edirne Belediye binası 1 önünde toplanan kitle Saraçlar PTT önüne yürüyüş düzenledi. PTT önünde yapılan basın açıklamasını DİSK Trakya Bölge Temsilcisi Arif Kuday okudu. Kuday “Her gün yeni bir acıya, patlamaya ve terör saldırısına uyanıyoruz ve artık ‘yeter’ diyoruz. Ülkeye barış gelene dek mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Adana

Adana’da Emek ve Demokrasi için Güç Birliği’nin düzenlediği mitingde yüzlerce kişi Uğur Mumcu Meydanı’nda bir araya geldi.

Mitingde konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Suriye politikasının değiştirilmesi ve karşılıklı konuşma için Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Karşılıklı konuşmanın araçlarından olan basın üzerindeki baskılara dikkat çeken Beştaş, , barış talep eden aydınların ve yazarların tutuklanmasına tepki gösterdi.

CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen ise yurtta sulh, cihanda sulh şiarına dört elle sarılmak gerektiğine dikkat çekerek “Barışın, ülkemizde ve bölgemizde halkların iradeleri dikkate alınarak mümkündür. Barış mücadele ile kazanılır.” dedi. Suriye’de yaşanan savaşın dışarıdan devşirmelerle yok etme savaşı olduğunu dile getiren Türkmen, bölgede yaşanan çatışmalara, kolluk kuvvetleri le sivil ölümlerine dikkat çekerek

Eskişehir

Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçlerinin Adalar Migros önünde toplananlar “Savaşa hayır barış hemen şimdi”, “Saray savaş halklar barış istiyor” sloganlarıyla eyleme başladı.

Basın açıklamasından önce Bertolt Brecht ve Vedat Türkali’den şiirleri okundu. Basın açıklamasına “Bu açıklamayı, dünya barışı için yaşamını feda eden, göğsümüzün en onurlu yerinde taşıdığımız Ernesto Che Guevara’ya ve 97 yıllık ömrünü işçi sınıfı mücadelesine adamış ‘sen bize layıksın, biz de sana’ dediğimiz Vedat Türkali’ye adamak istiyoruz” sözleriyle başlandı. Açıklamada AKP’nin son 1 yıldır sürdürdüğü savaş politikaları ve OHAL bahanesiyle sürdürülen anti demokratik uygulamalar protesto edildi. Açıklamada, Ortadoğu’da cihatçılara verilen desteğin çekilmesi, Kürt sorununda barışçıl çözümün önünün açılması ve savaş çığırtkanlığı yapan gerici güruhların karşısında laikliğin yeniden inşa edilmesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamanın ardından onlarca beyaz balon barışın sesini yükseltmek için gökyüzüne bırakıldı.

Çanakkale

Çanakkaleliler Emek ve Demokrasi Güçlerinin çağrısıyla iskele meydanında toplanan kitle burada basın açıklamasını gerçekleştirdi. Açıklamada “Kan, gözyaşı, tecavüz, yoksulluk ve aklın iflası demektir. Savaş varsa insan hakları, geleceğe umutla bakmak, huzur ve güvenlik içinde yaşam yoktur. Halkların boğazlaşması anlamında savaş, asla yüceltilecek bir şey değildir. Yüceltilmesi gereken sadece insan hayatı ve insan haklarıdır” denildi.

Bursa

Bursa Demokrasi Güçleri engellemelere rağmen Baro Lokali’nde toplanarak basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını TMMOB Bursa Şube Başkanı İbrahim Mart okudu. Mart, “Valilik il genelinde yapılacak her türlü etkinliği yasakladığını duyurmuştu. Ama biz demokrasi ve barış’ı savunanlar bu yasakları dinlemeyerek barış’a sahip çıkmak için burada toplandık. Bir ay boyunca iktidar yanlısı gösterilere tüm alanları tahsis edenlerin, ulaşımı dahi ücretsiz hale getirenlerin, sokakta barış talebinin dile getirilmesini yasaklaması, AKP’nin baskıcı, otoriter ve anti demokratik zihniyetini ortaya koyuyor. Bu ülkeye barış gelene kadar, bu ülkede demokrasi tüm kurum ve kurallarıyla işler haline gelene kadar her türlü baskı ve zora direnerek alanlarda olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı